☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
سُورَةُ الانسانمَدَنِيَّة ۝ ٣١ آيَة
bir bölümündeAnd ofgeceninthe nightsecde etprostrateO'nato Himve O'nu tesbih eyleand glorify Himgeceleyina nightuzun zamanlong
🇹🇷 76:26 Gecenin bir bölümünde de O'na secde et (akşam ve yatsı namazlarını kıl). Hem de O'nu uzun bir gece tesbih et (teheccüd namazı kıl).
şüphesizIndeedbunlartheseseviyorlarloveçabuk geçeni (dünyayı)the immediateve bırakıyorlarand leaveötelerindekibehind thembir günüa Dayağırgrave
🇹🇷 76:27 Çünkü onlar bu dünyayı seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü arkaya atıyorlar.
bizWeonları yarattıkcreated themve sıkıca bağladıkand We strengthenedyapılarınıtheir formsve zamanand whendilediğimizWe willdeğiştiririzWe can changeonların benzerleriyletheir likeness[es]tam bir değişiklikle(with) a change
🇹🇷 76:28 Onları biz yarattık ve mafsallarını sımsıkı bağladık. Dilediğimiz vakit de kılıklarını değiştiririz.
şüphesizIndeedbuthisbir öğüttür(is) a reminderkimseso whoeverdileyenwillstutarlet him takevarantoRabbinehis Lordyolua way
🇹🇷 76:29 İşte bu bir öğüttür. Dileyen Rabbine giden yolu tutar.
veAnd notsiz dileyemezsinizyou willdışındaexceptdilemesithatdilerwillsAllah'ınAllahşüphesizIndeedAllahAllahbilendirisher şeyi bilenAll-Knowerhüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 76:30 Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz. Kuşkusuz Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
sokarHe admitskimseyiwhomdilediğiHe willsrahmetineintoO'nun rahmetiHis mercyve zalimlerbut (for) the wrongdoershazırlamıştırHe has preparedonlar içinfor thembir azaba punishmentacıklıpainful
🇹🇷 76:31 Allah dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere ise, acıklı bir azap hazırlamıştır.
سُورَةُ المرسلاتمَكِّيَّة ۝ ٥٠ آيَة

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

andolsun gönderilenlereBy the ones sent forthbirbiri ardıncaone after another
🇹🇷 77:1 Andolsun birbiri ardınca gönderilenlere,
esipAnd the winds that blowsavuranlaraviolently
🇹🇷 77:2 Büküp devirenlere,
ve yayanlaraAnd the ones that scatteryaydıkçafar and wide
🇹🇷 77:3 Yaydıkça yayanlara,
ve ayıranlaraAnd those who separateayırdıkça(by the) Criterion
🇹🇷 77:4 Seçip ayıranlara,
ve bırakanlaraAnd those who bring downöğüt(the) Reminder
🇹🇷 77:5 Bir öğüt bırakanlara,
özür(As) justificationyahutoruyarıwarning
🇹🇷 77:6 Gerek özür için olsun, gerek uyarı için,
ki mutlakaIndeed, whatsize va'dedilenyou are promisedelbette olacaktırwill surely occur
🇹🇷 77:7 Herhalde size vaad olunan kesinlikle olacaktır.
zamanSo whenyıldızlarınthe starssilindiğiare obliterated
🇹🇷 77:8 Hani o yıldızlar silindiği zaman,
ve zamanAnd whengökthe heavenyarıldığıis cleft asunder
🇹🇷 77:9 Gök yarıldığı zaman,
ve zamanAnd whendağlarthe mountainsufalanıp savrulduğuare blown away
🇹🇷 77:10 Dağlar savrulduğu zaman,
ve zamanAnd whenelçilerethe Messengersvakit belirlendiğiare gathered to their appointed time
🇹🇷 77:11 Elçiler, tayin edilen vakitlerine erdirildikleri zaman,
hangisi için?For whatgününDayertelenmiştirare (these) postponed
🇹🇷 77:12 Bunlar hangi güne ertelendiler?
günü içinFor (the) Dayhüküm(of) Judgment
🇹🇷 77:13 Hüküm gününe..
nereden?And whatbileceksinwill make you knownedirwhatgünü(is the) Dayhüküm(of) the Judgment
🇹🇷 77:14 Bildin mi, nedir o hüküm günü?
vay halineWoeo günthat Dayyalanlayanlarınto the deniers
🇹🇷 77:15 O gün yalanlayanların vay haline!
helak etmedik mi?Did nothelâk ederizWe destroyöncekilerithe former (people)
🇹🇷 77:16 Biz, öncekileri helak etmedik mi?
sonraThenonların ardına takarızWe follow them upgeridekileri(with) the later ones
🇹🇷 77:17 Sonra geridekileri de onlara katarız.
böyleThusyaparızWe dealsuçlularawith the criminals
🇹🇷 77:18 Biz suçlulara böyle yaparız.
vay halineWoeo günthat Dayyalanlayanlarınto the deniers
🇹🇷 77:19 O gün yalanlayanların vah haline!