☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
şüphesizIndeedkimselerethose whodiyen(lere)sayRabbimizOur LordAllah'tır(is) Allahsonrathendoğru olanlarastand firm inerwill descendüzerineon themmeleklerthe Angelskorkmayın(Do) notkorkarlarfearveand (do) notüzülmeyingrievefakat sevininbut receive the glad tidingscennetleof Paradiseöyle kiwhichsize söz verilenyou werevadettipromised
🇹🇷 41:30 "Rabbimiz Allah'tır" deyip, sonra da doğrulukta devam edenlere gelince, onların üzerine melekler iner ve derler ki: "Korkmayın, üzülmeyin, size vaad edilen cennetle sevinin."
bizWesizin dostlarınızız(are) your protectorshayatındainhayatthe lifedünya(of) the worldveand inahirettethe Hereafterve size vardırAnd for youoradathereinher şeywhateverçektiğidesirecanlarınızınyour soulsve size vardırand for youoradathereinher şeywhatistediğinizyou ask
🇹🇷 41:31 "Biz dünya hayatında da, ahirette de sizin dostlarınızız. Cennette sizin için canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır."
ağırlamasıdırA hospitable giftçok bağışlayanınfromçok bağışlayan(the) Oft-Forgivingçok esirgeyenin(the) Most Merciful
🇹🇷 41:32 Bunlar çok bağışlayıcı ve çok merhametli olan Allah tarafından bir ağırlamadır.
ve kim olabilir?And whodaha güzel(is) bettersözlü(in) speechkimsedenthan (one) whoçağıraninvitesAllah'atoAllahAllahve yapandanand doesiyi işrighteous (deeds)ve diyendenand saysşüphesiz benIndeed, I ammüslümanlardanımofteslim olanlarthose who submit
🇹🇷 41:33 Allah'a davet eden, salih amel işleyen ve: "Ben gerçekten müslümanlardanım" diyen kimseden daha güzel sözlü kim olabilir?
ve değildirAnd noteşit(are) equaliyilikthe good (deed)ve ne deandkötülükthe evil (deed)sav (onu)Repelolanlaby (that) which[onu][it]en güzel(is) betterbir de bakarsın kithen beholdseninle arandaOne whoaranızdabetween youonun arasındaand between himdüşmanlık olan(was) enmitysanki(will become) as if hebir dosttur(was) a friendsıcakintimate
🇹🇷 41:34 Hem iyilik de bir değildir, kötülük de. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. O zaman seninle kendi arasında bir düşmanlık olan kişinin, sanki samimi bir dost gibi olduğunu görürsün.
buna kavuşturulmazAnd notverilirit is grantedbaşkasıexceptkimselerden(to) those whosabreden(lerden)(are) patientveand notbuna kavuşturulmazit is grantedbaşkasıexceptolandan(to the) ownerşansı(of) fortunebüyükgreat
🇹🇷 41:35 Bu olgunluğa ancak sabredenler kavuşturulur, buna ancak hayırdan büyük bir pay sahibi olan kavuşturulur.
ve eğerAnd ifseni dürtecek olursawhisper comes to youşeytandanfromşeytanthe Shaitaankötü bir düşüncean evil suggestionhemen sığınthen seek refugeAllah'ain Allahçünkü OIndeed, HeO[He]işitendir(is) the All-Hearerbilendirthe All-Knower
🇹🇷 41:36 Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni dürtecek olursa hemen Allah'a sığın. Çünkü O her şeyi işitir ve bilir.
veAnd ofO'nun ayetlerindendirHis Signsgece(are) the nightve gündüzand the dayve güneşand the sunve ayand the moonsecde etmeyin(Do) notsecde ederlerprostrategüneşeto the sunne deand notayato the moonfakat secde edinbut prostrateAllah'ato Allahonları yaratanthe One Whoonları yarattıcreated themeğerifisenizyouO'naHim alonetapıyor(sanız)worship
🇹🇷 41:37 Gece ile gündüz ve güneş ile ay Allah'ın kudretinin delillerindendir. Güneşe ve aya secde etmeyin. Eğer sadece Allah'a kulluk yapmak istiyorsanız, onları yaratan Allah'a secde edin.
fakat eğerBut ifbüyüklük taslarlarsathey are arrogantyanında bulunanlarthen those whoyakındır(are) nearRabbininyour Lordtesbih ederlerglorifyO'nuHimgeceby nightve gündüzand dayve onlarAnd theyhiç(do) notusanmazlartire
🇹🇷 41:38 Eğer onlar büyüklük taslarlarsa bilsinler ki, Rabbinin yanındaki melekler gece gündüz O'nu tesbih ederler ve hiç usanmazlar.