بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Hâ MîmHa Meem
🇹🇷 44:1 Hâ, mîm.
Kitaba andolsun kiBy the Bookapaçıkthe clear
🇹🇷 44:2 O apaçık Kitab'a andolsun ki biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız.
elbette bizIndeed, Weonu indirdikrevealed itbir gecedeinbir gecea NightmübarekBlessedçünkü bizIndeed, Webiz[We] areuyarıcıyız(ever) warning
🇹🇷 44:3 O apaçık Kitab'a andolsun ki biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız.
onda (o gecede)Thereinayırdediliris made distincthereveryemiraffairhikmetliwise
🇹🇷 44:4 O gecede her hikmetli iş tarafımızdan bir emirle ayrılır. Gerçekten biz Rabbin tarafından bir rahmet olarak peygamberler göndeririz. Şüphesiz ki O, herşeyi işitir ve bilir.
emirA commandkatımızdan olanfromBizeUsçünkü bizIndeed, Webiz[We] areelçi göndericiyiz(ever) sending
🇹🇷 44:5 O gecede her hikmetli iş tarafımızdan bir emirle ayrılır. Gerçekten biz Rabbin tarafından bir rahmet olarak peygamberler göndeririz. Şüphesiz ki O, herşeyi işitir ve bilir.
rahmet olarakAs MercyRabbindenfromRabbinyour Lorddoğrusu OIndeed, HeO[He]işitendir(is) the All-Hearerbilendirthe All-Knower
🇹🇷 44:6 O gecede her hikmetli iş tarafımızdan bir emirle ayrılır. Gerçekten biz Rabbin tarafından bir rahmet olarak peygamberler göndeririz. Şüphesiz ki O, herşeyi işitir ve bilir.
RabbidirLordgöklerin(of) the heavensve yerinand the earthve bulunanlarınand whateverikisi arasında(is) between both of themeğerifisenizyou arekesin olarak inanıyorcertain
🇹🇷 44:7 Siz eğer kesin olarak inanıyorsanız, iyi bilin ki Allah göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir.
yoktur(There is) notanrıgodbaşkaexceptO'ndanHimyaşatırHe gives lifeve öldürürand causes deathsizin de Rabbinizdiryour Lordve Rabbidirand (the) Lordatalarınızın(of) your fathersöncekithe former
🇹🇷 44:8 Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. O hem yaşatır, hem öldürür. O sizin de Rabbiniz, sizden önceki babalarınızın da Rabbidir.
amaNayonlartheyiçinde(are) inşüphedoubt oynuyorlarplaying
🇹🇷 44:9 Fakat kâfirler bir şüphe içinde oynayıp eğleniyorlar.
o halde gözetleThen watchgünü(for the) Daygetireceği(when) will bringgöğünthe skybir dumansmokeaçıkvisible
🇹🇷 44:10 Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle. Bu acı bir azabdır.
sararEnvelopinginsanlarıthe peoplebuThisbir azabdır(will be) a punishmentacıpainful
🇹🇷 44:11 Ey Muhammed! Şimdi sen göğün, insanları bürüyecek açık bir duman getireceği günü gözetle. Bu acı bir azabdır.
RabbimizOur LordkaldırRemovebizdenfrom usazabıthe punishmentçünkü bizindeed, weinanıyoruz(are) believers
🇹🇷 44:12 O gün insanlar: "Ey Rabbimiz! Bizden azabı kaldır. Artık biz inanıyoruz" derler.
ne kadar uzakHow canonlar için(there be) for themöğüt almakthe reminderoysa elbettewhen verilykendilerine gelmiştihad come to thembir elçia Messengerapaçıkclear
🇹🇷 44:13 Onlar için bunu düşünüp öğüt almak nerede? Oysa kendilerine gerçeği açıklayan bir de peygamber gelmişti.
sonraThenyüz çevirdilerthey turned awayondanfrom himve dedilerand saidöğretilmiştirOne taughtcinlenmiştira mad man
🇹🇷 44:14 Sonra onlar, o peygamberden yüz çevirdiler ve: "Bu öğretilmiş bir delidir." dediler.
elbette bizIndeed, Wekaldırırız(will) removeazabıthe punishmentbirazcıka littleama sizindeed, youdönersiniz(will) return
🇹🇷 44:15 Biz o azabı sizden birazcık kaldırırız. Ama siz mutlaka eski halinize dönersiniz.
o gün(The) DayvururuzWe will seizevuruşla(with) the seizurebüyükthe greatestzira bizindeed, Weöc alıcıyız(will) take retribution
🇹🇷 44:16 Biz o büyük şiddetle çarptığımız gün mutlaka intikamımızı alırız.
ve andolsunAnd certainlysınadıkWe triedonlardan öncebefore themtoplumunu(the) peopleFir'avn(of) Firaunve onlara geldiand came to thembir elçia Messengerdeğerlinoble
🇹🇷 44:17 Andolsun ki, biz onlardan önce Firavun kavmini de denemiştik. Onlara çok kıymetli bir peygamber gelmişti.
diyeThatteslim edinDeliverbanato mekullarını(the) servantsAllah'ın(of) Allahçünkü benIndeed, I amsizin içinto youbir elçiyima Messengergüvenilirtrustworthy
🇹🇷 44:18 O peygamber onlara şöyle demişti: "Esaretiniz altındaki Allah'ın kullarını bana teslim edin. Çünkü ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim.
Mahmoud Khalil Al-Husary