☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve andolsunAnd verilybiz verdikWe gaveLokman'aLuqmanhikmetthe wisdomiçinthatşükretmesiBe gratefulAllah'ato Allahve kimAnd whoeverşükrederse(is) gratefulşüphesizthen onlyşükrederhe is gratefulkendisi içinfor himselfve kimAnd whoeverinkar ederse(is) ungratefulşüphesizthen indeedAllahAllahzengindir(is) Free of needövülmüştürPraiseworthy
🇹🇷 31:12 Andolsun ki biz, Lokman'a "Allah'a şükret!" diye hikmet verdik. Kim şükrederse kendi iyiliğine eder. Kim de nankörlük ederse, şüphesiz ki Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, daima övülmeye layıktır.
ve haniAnd whendemişti kisaidLokmanLuqmanoğlunato his sonOwhile heöğüt vererek(was) instructing himey yavrumO my sonasla(Do) notortak koşmaassociate partnersAllah'awith AllahçünküIndeedortak koşmakassociating partnersbir zulümdür(is) surely an injusticebüyükgreat
🇹🇷 31:13 Hani bir zaman Lokman, oğluna öğüt vererek demişti ki: "Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma, çünkü Allah'a ortak koşmak (şirk), elbette büyük bir zulümdür."
ve biz tavsiye ettikAnd We have enjoinedinsana(upon) manana babasınıfor his parents onu taşımıştırcarried himanasıhis motherzayıflık(in) weaknessüstüneuponzayıflıklaweaknessve onun sütten kesilmesiand his weaningiçindedir(is) iniki yıltwo yearskithatşükretBe gratefulbanato Meve anana-babanaand to your parentsbanadırtowards Medönüş(is) the destination
🇹🇷 31:14 Gerçi biz insana, anasına ve babasına itaati de tavsiye ettik. Anası onu zayıflık üstüne zayıflıkla taşıdı. Onun sütten ayrılması da iki yıl içindedir. (Biz insana): "Bana, anana ve babana şükret" diye de tavsiye ettik. Dönüş, ancak banadır.
ve eğerBut ifseni zorlarlarsathey strive against youiçinonortak koşmanthatortak koşarsınızyou associate partnersbanawith Mebir şeyiwhatolmayannotseninyou havehakkındaof itbilginany knowledgeaslathen (do) notonlara ita'at etmeobey both of themve onlarla geçinBut accompany themdünyadaindünyathe worldiyilikle(with) kindnessve uyand followyoluna(the) pathkimsenin(of him) whoyönelenturnsbanato MesonraThenbanadırtowards Medönüşünüz(is) your returnsize haber vereceğimthen I will inform youşeyleriof whatolduklarnızyou used (to)yapıyor(lar)do
🇹🇷 31:15 Bununla beraber eğer her ikisi de bilmediğin bir şeyi, bana ortak koşman hususunda seni zorlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin ve bana yönelenlerin yolunu tut. Sonra dönüşünüz ancak banadır. O zaman ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.
ey yavrumO my sononlarIndeed iteğerifbir şey olsait beağırlığınca(the) weightdanesi(of) a grainhardalofbir hardal tanesia mustard seedve bulunsaand it bebir kayanın içindeinbir kayaa rockveyaorgöklerdeingöklerthe heavensveyaoryerdeinyeryüzüthe earthmutlaka getirirAllah will bring it forthonuAllah will bring it forthAllahAllah will bring it forthçünküIndeedAllahAllahlatiftir(is) All-Subtlehaber alırAll-Aware
🇹🇷 31:16 "Yavrucuğum! Haberin olsun ki, yaptığın bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kaya içinde veya göklerde, yahut yerin dibinde gizlense, Allah onu getirir, mizanına kor. Çünkü Allah en ince şeyleri bilir, her şeyden haberdardır."
ey yavrumO my sonkılEstablishnamazıthe prayerve emretand enjoiniyiliği[with] the rightve vazgeçirand forbidkötülüktenfromzulümthe wrongve sabretand be patientbaşınaovernewhatgeldiysebefalls youçünküIndeedbunlarthatyapılması gereken(is) ofazmedilmeye değer işlerthe matters requiring determinationişlerdendirthe matters requiring determination
🇹🇷 31:17 "Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir."
aslaAnd (do) notçevirneturnyüzünüyour cheekinsanlardanfrom menveand (do) notyürümewalkyeryüzündeinyeryüzüthe earthböbürlenerekexultantlyziraIndeedAllahAllahsevmez(does) notgibilikehepsinieverykendini beğenenleriself-conceitedövünenleriboaster
🇹🇷 31:18 "Hem insanlara karşı avurdunu şişirme (kibirlenme) ve yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü Allah övünen ve kuruntu edenlerin hiçbirini sevmez.
ve tutumlu olAnd be moderateyürüyüşündeinyürüyüşünyour paceve kısand lowersesini[of]sesinyour voiceçünküIndeeden çirkini(the) harshestseslerin(of all) soundssesidir(is) surely (the) voiceeşeklerin(of) the donkeys
🇹🇷 31:19 Yürüyüşünde tabii ol, sesini alçalt, çünkü seslerin en çirkini elbette eşeklerin sesidir.