☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
سُورَةُ لقمانمَكِّيَّة ۝ ٣٤ آيَة

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Elif Lâm MîmAlif Lam Meem
🇹🇷 31:1 Elif, Lâm, Mîm.
şunlarTheseayetleridir(are) VersesKitabın(of) the Bookhikmetlithe Wise
🇹🇷 31:2 Bunlar, o hikmetli kitabın âyetleridir.
yol göstericidirA guidanceve rahmettirand a mercygüzel davrananlarafor the good-doers
🇹🇷 31:3 O, güzellik ve iyilik yapanlar için bir hidayet ve rahmettir.
onlar kiThose whokılarlarestablishnamazıthe prayerve verirlerand givezekatızakahve onlarand theyahiretein the Hereafteronlar[they]kesin olarak inanırlarbelieve firmly
🇹🇷 31:4 Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler, âhirete de kesin olarak inanırlar.
işte onlarThoseüzerindedirler(are) ondoğru bir yolguidancetarafındanfromRableritheir Lordve işteand thoseonlar[they]umduklarına ereceklerdir(are) the successful
🇹🇷 31:5 İşte bunlar, Rableri tarafından bir hidayet üzeredirler. Kurtuluşa erecek olanlar da işte onlardır.
veAnd ofinsanlardanthe mankindkimi(is he) whosatın alırpurchasesboşidle taleshadisi (sözü)idle talessaptırmak içinto misleadyolundanfromyol(the) pathAllah'ın(of) Allaholmaksızınwithoutbilgisiknowledgeve onu edinmek içinand takes italay konusu(in) ridiculeişteThoseonlara vardırfor thembir azab(is) a punishmentküçük düşürücühumiliating
🇹🇷 31:6 Bayağı insanlardan kimi de vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve onu eğlence yerine tutmak için laf eğlencesi (veya boş söz) satın alırlar. İşte onlar için aşağılayıcı bir azab vardır.
ve zamanAnd whenokunduğuare recitedonato himayetlerimizOur Versessırtını dönerhe turns awaybüyüklük taslayarakarrogantlysankias ifonları hiç işitmemişnotonları duymuştuhe (had) heard themsankias ifkulaklarındainkulaklarıhis earsağırlık varmış(is) deafnessona müjdeleSo give him tidingsbir azabıof a punishmentacıklıpainful
🇹🇷 31:7 Onun karşısında âyetlerimiz okunduğu zaman da sanki onları işitmemiş, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir. İşte onu, acı verecek bir azab ile müjdele.
elbetteIndeedkimselerethose whoinanan(lara)believeve yapanlaraand doiyi işlerrighteous deedsonlara vardırfor themcennetler(are) Gardensni'meti bol(of) Delight
🇹🇷 31:8 Fakat iman edip de salih amel işleyenlere gelince, onlar için nimet cennetleri vardır.
ebedi kalacaklardır(To) abide foreveroradain itva'didir(The) Promise of AllahAllah'ın(The) Promise of Allahgerçek(is) trueve OAnd Heüstündür(is) the All-Mightyhüküm ve hikmet sahibidirthe All-Wise
🇹🇷 31:9 Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek bir vaadidir. O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
yarattıHe createdgöklerithe heavensolmadanwithoutbir direkpillarsgörebildiğinizthat you seeve attıand has castyereinyeryüzüthe earthsağlam ve yüksek dağlarfirm mountainsdiyelestsarsarit (might) shakesiziwith youve yaydıand He dispersedoradain ither çeşitfromhereverycanlıyıcreatureve indirdikAnd We sent downgöktenfromgökthe skybir suwaterve bitirdikthen We caused to groworadathereinher-tenofhereverytürkindgüzel (bitkiler)noble
🇹🇷 31:10 O, gökleri direksiz yarattı, onları görüyorsunuz. Yeryüzüne de sizi çalkalar diye ağır baskılar (sabit ve büyük dağlar) bıraktı ve orada herbir hayvandan üretti. Hem biz gökten bir su indirdik de orada her güzel çiftten (veya her hoş çeşitten) bitkiler yetiştirdik.
işte bunlarThisyarattıklarıdır(is the) creationAllah'ın(of) Allahgösterin banaSo show Mene?whatyarattıhave createdkimselerthoseO'ndan başkabesides HimO'ndan başkabesides HimdoğrusuNayo zalimlerthe wrongdoersiçindedirler(are) inbir sapıklıkerroraçıkclear
🇹🇷 31:11 İşte bu, Allah'ın yarattığıdır. Haydi gösterin bana O'ndan başkaları ne yaratmıştır? Fakat o zalimler, apaçık bir sapıklık içindedirler.