☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
fakatBut as forkimselerthose whoinkar eden(ler)disbelievedve yalanlayanlarand deniedayetlerimiziOur Signsve buluşmasınıand (the) meetingahiret(of) the Hereafteronlar dathen thoseiçineinazabınthe punishmentgetirilirler(will be) brought forth
🇹🇷 30:16 Âyetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalan sayıp da küfredenlere gelince, işte onlar o zaman azab içinde hazır bulundurulurlar.
öyle ise tesbih edinSo glory be toAllah'ıAllahzamanwhenakşama girdiğinizyou reach the eveningve zamanand whensabaha erdiğinizyou reach the morning
🇹🇷 30:17 O halde akşama girdiğiniz zaman da, sabaha girdiğiniz zaman da tesbih Allah'ındır. (daima O, tesbih edilir).
O'na mahsusturAnd for Himhamd(are) all praisesgöklerdeingöklerthe heavensve yerdeand the earthve günün sonundaand (at) nightve zamanand whenöğleye erdiğinizyou are at noon
🇹🇷 30:18 Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.
çıkarırHe brings forthdirithe livingölüdenfromölülerthe deadve çıkarırand He brings forthölüthe deaddiridenfromdirilerthe livingve diriltirand He gives lifeyeri(to) the earthsonraafterölümündenits deathişte siz de öyleand thusçıkarılacaksınızyou will be brought forth
🇹🇷 30:19 O, ölüden diri çıkarır, diriden ölü çıkarır ve toprağa ölümünden sonra hayat verir. Sizler de işte öyle çıkarılacaksınız.
O'nun ayetlerinden (biri)And amongO'nun ayetleriHis Signssizi yaratmasıdır(is) thatsizi yarattıHe created youtopraktanfromtoprakdustsonrathenbir de bakarsın kibeholdsizYouinsan(lar)(are) human beingsyayılıyorsunuzdispersing
🇹🇷 30:20 O'nun âyetlerinden (kudretinin delillerinden)dir ki, sizi bir topraktan yarattı. Sonra da siz şimdi yeryüzünde dağılıp yayılan insanlar oluverdiniz.
O'nun ayetlerinden (biri de)And amongO'nun ayetleriHis Signsyaratmasıdır(is) thatyarattıHe createdsizin içinfor younefislerinizdenfromkendinizyourselveseşlermatessakinleşeceğinizthat you may find tranquilityonunlain themve koymasıdırand He placedaranızabetween yousevgiloveve acımaand mercyşüphesizIndeedvardırinbundathatibretlersurely (are) Signsbir toplum içinfor a peopledüşünenwho reflect
🇹🇷 30:21 Yine O'nun âyetlerindendir ki, sizin için nefislerinizden kendilerine ısınırsınız diye eşler yaratmış, aranıza bir sevgi ve merhamet koymuştur. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice ibretler vardır.
O'nun ayetlerinden (biri de)And amongO'nun ayetleriHis Signsyaratılmasıdır(is the) creationgöklerin(of) the heavensve yerinand the earthve değişik olmasıdırand the diversitydillerinizin(of) your languagesve renklerinizinand your colorsşüphesizIndeedvardırinbundathatibretlersurely (are) Signsbilenler içinfor those of knowledge
🇹🇷 30:22 Yine göklerin ve yerin yaratılışı ile dillerinizin ve renklerinizin farklı oluşu da O'nun âyetlerindendir. Şüphesiz ki bunda bilenler için nice ibretler vardır.
O'nun ayetlerinden (biri de)And amongO'nun ayetleriHis Signsuyumanızdır(is) your sleepgeceleyinby nightve gündüzünand the dayve aramanızdır[and] your seekingO'nun lutfundanofO'nun lütfuHis BountyşüphesizIndeedvardırinbundathatibretlersurely (are) Signsbir toplum içinfor a peopleişitenwho listen
🇹🇷 30:23 Yine gecede ve gündüzde uyumanız ve lütfundan nasib aramanız da O'nun âyetlerindendir. Şüphesiz ki bunda dinleyecek bir kavim için nice ibretler vardır.
O'nun ayetlerinden (biri de)And amongO'nun ayetleriHis Signssize göstermesidirHe shows youşimşeğithe lightningkorku(causing) fearve umutand hopeve indirmesidirand He sends downgöktenfromgökthe skybir suwaterve diriltmesidirand gives lifeonunlatherewithyeri(to) the earthsonraafterölümündenits deathşüphesizIndeedvardırinbundathatibretlersurely (are) Signsbir toplum içinfor a peopleaklını kullananwho use intellect
🇹🇷 30:24 Yine O'nun âyetlerindendir ki, size hem korku ve hem de umut vermek için şimşeği gösteriyor. Ve gökten bir su indiriyor da onunla yeryüzüne ölümünden sonra hayat veriyor. Şüphesiz ki bunda aklını kullanacak bir kavim için nice ibretler vardır.