☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve böyleceAnd similarlybuldurdukWe made knownonlarıabout thembilsinler diyethat they might knowşüphesizthatva'dinin(the) PromiseAllah'ın(of) Allahgerçek olduğunu(is) trueve şüphesizand thatsaatin(geleceğinde)(about) the Hourasla olmadığını(there is) noşüphedoubtondain ito sıradaWhentartışıyorlardıthey disputedkendi aralarındaamong themselvesonların durumlarınıabout their affairdedilerand they saidbina edinConstructonların üstüneover thembir binaa structureRableriTheir Lorddaha iyi bilirknows bestonlarıabout themdediler kiSaidgâlip gelenlerthose whoüstün geldiprevailedonların işineinişleritheir mattermutlaka yapacağızSurely we will takeonların üstüneover thembir mescida place of worship
🇹🇷 18:21 Böylece insanları onlardan haberdar kıldık ki, öldükten sonra dirilmenin hak olduğunu ve kıyamet gününden şüphe edilemeyeceğini bildirmek için, öylece şehir halkına buldurduk. Onları mağarada bulanlar, aralarında durumlarını tartışıyorlardı. Dedilerki: "Üstlerine bir bina (kilise) yapın. Bununla beraber Rableri, onları daha iyi bilir." Sözlerinde üstün gelen müminler: "Üzerlerine muhakkak bir mescid yapacağız." dediler.
diyeceklerThey sayonlar üçtür(they were) threedördüncülerithe forth of themköpekleridirtheir dogve diyeceklerand they saybeştir(they were) fivealtıncılarıthe sixth of themköpekleridirtheir dog taş atar gibiguessinggörülmeyeneabout the unseenve diyeceklerand they sayyedidir(they were) sevensekizincileriand the eight of themköpekleridirtheir dogde kiSayRabbimMy Lorddaha iyi bilirknows bestonların sayısınıtheir numberyokturNoneonları bilenknows themdışındaexceptazıa fewmünakaşaya girmeSo (do) nottartışırlarargueonlar hakkındaabout themdışındaexcepttartışma(with) an argumentsathiobviousveand (do) notbir şey sormainquireonlar hakkındaabout thembunlardanamong themhiçbirine(from) anyone
🇹🇷 18:22 Ashabı Kehf'in sayılarında ihtilaf edenlerden bazıları: Onlar, üç kişidir, dördüncüleri köpekleridir" diyecekler. Diğer bazıları da "Onlar, beş kişidir, altıncıları köpekleridir " diyecekler. Her ikisi de bilinmeyen hakkında tahmin yürütmektir. (kimileri de:) "Onlar, yedi kişidir; sekizincisi köpekleridir" derler. De ki: "Onların sayılarını Rabbim daha iyi bilir." Onları ancak pek azı bilir, Bu sebeple onlar hakkında bu bildirilenler dışında bir münakaşaya girişme ve bunlar hakkında hiç kimseye de bir şey sorma!
veAnd (do) notdemesayhiçbir şey içinof anythingmutlakaIndeed, Iyapacağımwill dobunuthatyarıntomorrow
🇹🇷 18:23 Hiçbir şey için, Allah'ın dilemesi dışında: "Ben yarın onu yapacağım deme"
ancakExceptdilerseIfAllah dilerAllah willsAllahAllah willsve an (hatırla)And rememberRabbiniyour Lordzamanwhenunuttuğunyou forgetve de kiand sayumarımPerhapsbeni ulaştırmasını[that]bana yol gösterirwill guide meRabbiminmy Lorddaha yakınto a nearer (way)bundanthanbuthisbir doğruyaright way
🇹🇷 18:24 Ancak Allah dilerse (yapacağım de). Ve unuttuğun vakit Allah'ı an ve "Umarım Rabbim beni, doğruya daha yakın olana eriştirir." de.
ve kaldılarAnd they remainedmağaralarındainmağaralarıtheir caveüç(for) threeyüzhundredyılyearsve ilave ettilerand adddokuz (yıl)nine
🇹🇷 18:25 Onlar, mağaralarında üçyüz yıl kadar kaldılar ve dokuz yıl da buna ilave etmişlerdir.
de kiSayAllahAllahdaha iyi bilirknows bestne kadarabout what (period)kaldıklarınıthey remainedO'nundurFor Himgaybı(is the) unseengöklerin(of) the heavensve yerinand the earthne güzel görendirHow clearly He seesonu[of it]ne güzel işitendirAnd how clearly He hearsyokturNotonlarınfor themO'ndan başkabesides HimO'ndan başkabesides Himhiçbiranyyardımcısıprotectorveand notO ortak etmezHe shareskendi hükmüne[in]O'nun emirleriHis Commandskimseyi(with) anyone
🇹🇷 18:26 De ki: "Onların ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir." Göklerin ve yerin gaybı O'na aittir. O ne güzel görendir! O ne mükemmel işitendir! Onların, O'ndan başka bir yardımcısı yoktur. O, kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez.
okuAnd reciteşeyiwhatvahyedilenhas been revealedsanato youKitabı'ndanofKitapthe BookRabbinin(of) your LordyokturNonedeğiştirecekcan changeO'nun sözleriniHis Wordsveand neverbulamazsınyou will findO'ndan başkabesides HimO'ndan başkabesides Himsığınılacak bir kimsea refuge
🇹🇷 18:27 Rabbinin kitabından sana vahyolunanı oku! Onun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. Ve O'ndan başka bir sığınılacak da bulamazsın.