☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve haniAnd whenyükseltiyordu(was) raisingİbrahimIbrahimtemellerinithe foundationsEv'inofBeyt (Kâbe)the Houseİsma'il'(le beraber)and IshmaelRabbi'imiz(saying), "Our Lordkabul buyurAcceptbizdenfrom uskuşkusuz senIndeed You(yalnız) sen[You] (are)işitensinthe All-Hearingbilensinthe All-Knowing
🇹🇷 2:127 Ve ne vakit ki İbrahim, Beyt'in temellerini yükseltmeye başladı, İsmail ile birlikte şöyle dua ettiler: Ey Rabbimiz, bizden kabul buyur, hiç şüphesiz işiten sensin, bilen sensin.
RabbimizOur Lordbizi yap[and] Make usteslim olanlardanboth submissivesanato Youneslimizden deAnd fromsoyumuzour offspringbir ümmet (çıkar)a communityteslim olansubmissivesanato Youve bize gösterAnd show usibadet yollarımızıour ways of worshipve tevbemizi kabul etand turnbizdento usşüphesiz senIndeed You(ancak) sensin[You] (are)tevbeleri kabul edenthe Oft-returningçok merhametli olanthe Most Merciful
🇹🇷 2:128 Ey bizim Rabbimiz, hem bizim ikimizi yalnız senin için boyun eğen müslümanlar kıl, hem de soyumuzdan yalnız senin için boyun eğen müslüman bir ümmet meydana getir ve bize ibadetimizin yollarını göster, tevbemize rahmetle bakıver. Hiç şüphesiz Tevvâb sensin, Rahîm sensin.
RabbimizOur Lordgönder[And] raise uponlarain thembir elçia Messengerkendi içlerindenfrom themokuyacak(who) will recitekendilerineto themsenin ayetleriniYour Versesve onlara öğretecekand will teach themKitabıthe Bookve hikmetiand the wisdomve onları temizleyecekand purify themşüphesiz sensinIndeed Youyalnız senYou (are)Aziz olanthe All-MightyHakim olanthe All-Wise
🇹🇷 2:129 Ey bizim Rabbimiz, bir de onlara içlerinden öyle bir peygamber gönder ki, onlara senin âyetlerini tilavet eylesin, kendilerine kitabı ve hikmeti öğretsin, içlerini ve dışlarını tertemiz yapıp onları pâk eylesin. Hiç şüphesiz Azîz sensin, hikmet sahibi Sensin.
ve kim kiAnd whoyüz çevirirwill turn awaymilletinden (dininden)fromdin(the) religionİbrahim'in(of) Ibrahimbaşkaexceptkimseenwhosefih kılanfoolednefsinihimselfAndolsun kiAnd indeedbiz onu seçmiştikWe chose himdünyadaindünyathe worldve şüphesiz oand indeed heahirette deinahiretthe Hereaftersalihlerdendirsurely (will be) amongsalihlerthe righteous
🇹🇷 2:130 İbrahim'in milletinden, kendine kıyan beyinsizden başka kim yüz çevirir? Biz onu dünyada seçkin birisi yaptık, hiç şüphesiz o, ahirette de iyilerden biridir.
haniWhendemiştisaidonato himRabbihis Lordİslam ol (teslim ol)Submit (yourself)dedihe saidteslim oldumI (have) submitted (myself)Rabbineto (the) Lordalemlerin(of) the worlds
🇹🇷 2:131 Rabbi ona, "İslâm ol!" emrini verince, o "Ben âlemlerin Rabbine teslim oldum." dedi.
ve vasiyyet ettiAnd enjoinedbunu[it]İbrahimIbrahimkendi oğullarına(upon) his sonsve Ya'kub daand YaqubEy oğullarımO my sonsşüphesizIndeedAllahAllahseçtihas chosensizin içinfor youbu dinithe religionöyleyse ölmeyinso notölürseniz(should) you diebaşka (bir şekilde)exceptsizlerwhile youmüslümanlar olmaktan(are) submissive
🇹🇷 2:132 Bu dini İbrahim, kendi oğullarına vasiyyet etti, Yakub da öyle yaptı: "Ey oğullarım! Muhakkak ki, bu dini size Allah seçti, başka dinlerden uzak durun, yalnızca müslüman olarak can verin!" dedi.
yoksaOrsizwere youşahit miydinizwitnesseszamanwhengeldiğicame toYa'kub'aYaqubölüm hali[the] deatho zamanwhen(Ya'kub) dedi kihe saidoğullarınato his sonsneyeWhatkulluk edeceksinizwill you worshipbenden sonrafrombenden sonraafter medediler kiThey saidkulluk edeceğizWe will worshipsenin tanrınayour Godve tanrısınaand (the) Godataların(of) your forefathersİbrahimIbrahimve İsma'iland Ishmaelve İshak'ınand Isaac Tanrı'sınaGodtekOneve bizAnd weO'nato Himteslim olanlarız(are) submissive
🇹🇷 2:133 Yoksa siz de olaya şahit mi oldunuz; Yakub'a ölüm hali gelip çattığı zaman, oğullarına; "Benden sonra neye ibadet edeceksiniz?" dediği zaman, oğulları; "Senin Allah'ına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın Allah'ına, tek olan o Allah'a ibadet edeceğiz. Biz ancak O'na boyun eğen müslümanlarız." dediler.
onlarThisbir ümmetti(was) a communityelbette(which)gelip geçtihas passed awaykendilerinefor itşeylerwhatonların kazandıklarıit earnedsize aittirand for youşeylerwhatsizin kazandıklarınızyou have earnedsiz sorulmazsınızAnd notsorulacaksınızyou will be askedşeydenabout whatolduklarıthey used toonların yapıyordo
🇹🇷 2:134 Onlar bir ümmetti, geldi geçti. Onlara kendi kazandıkları, size de kendi kazandığınız. Siz onların yaptıklarından sorguya çekilecek değilsiniz.