ve zamanAnd whençağırıldığınızyou make a callnamazafornamazthe prayeronu yerine koydularthey take iteğlence(in) ridiculeve oyunand funişte buThatoldukları içindir(is) because theybir topluluk(are) a peopledüşüncesiz(who do) notanlarlarunderstand
🇹🇷 5:58 Namaza çağırdığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu onların, akıllarını kullanmayan bir toplum olmalarından dolayıdır.
de kiSayEy ehliO PeopleKitap(of) the BookhoşlanmıyorsunuzDohoşlanmazsınızyou resentbizden[of] ussadeceexceptdiye (mi?)thatiman ediyoruzwe believeAllah'ain Allahve indirileneand whatindirildihas been revealedbizeto usve şeyeand whatindirilenwas revealedbizden öncefromöncebeforeoysaand thatsizin çoğunuzmost of youyoldan çıkmıştır(are) defiantly disobedient
🇹🇷 5:59 De ki: "Ey kitap ehli! Sadece Allah'a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Oysa çoğunuz yoldan çıkmışlarsınız".
de kiSaysize söyleyeyim mi?Shallsize haber vereyimI inform youdaha kötüsünü(of) worsebundanthanşuthatcezası(as) recompensekatındafromAllahAllahkim(ler)eWhomla'net etmişsehas (been) cursedAllah(by) Allahve gazab etmişseand He became angryonlarawith himve yapmışsaand madekimlerdenof themmaymunlar[the] apesve domuzlarand [the] swinesve tapanlarand (who) worshippedTâğût'athe false deitiesişte onlarınThosedaha kötüdür(are) worseyeri(in) positionve daha çok sapmışlardırand farthest astraydüzfromçift(the) evenyoldanway
🇹🇷 5:60 De ki: "Allah katında cezaya çarptırılma bakımından bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah, kimlere lanet etmiş ve gazabına uğratmışsa; kimlerden maymunlar, domuzlar ve şeytana tapanlar yapmışsa, işte bunların makamı daha kötüdür ve onlar düz yoldan daha çok sapmışlardır".
ve zamanAnd whensize geldiklerithey come to youderler kithey sayinandıkWe believeoysa muhakkakBut certainlygirmişlerdirthey enteredküfürlewith disbeliefyine onlarand theymuhakkakcertainlyçıkmışlardırwent outonunlawith itAllahAnd Allahdaha iyi bilirknows bestşeyleri[of] whatolduklarıthey weregizliyorhiding
🇹🇷 5:61 Onlar, size geldikleri zaman, "iman ettik" dediler. Oysa yanınıza kâfir olarak girip, kâfir olarak çıkmışlardır. Allah, onların gizlediklerini çok iyi bilir.
ve görürsünAnd you seeçoğununmanyonlardanof them(birbirleriyle) yarıştıklarınıhasteninggünahtaintogünah[the] sinve düşmanlıktaand [the] transgressionve yemedeand eatingharamthe forbiddenne kötüdürSurely evilşey(is) whatolduklarıthey wereyapmaktadoing
🇹🇷 5:62 Onlardan çoğunu, günah işlemede, düşmanlıkta ve haram yemede yarış ederken görürsün. Bu yaptıkları şeyler ne kötüdür!
gerekmez miydi?Why (do) notmenetmeleriforbid themRabbanilerinthe Rabbisve hahamlarınand the religious scholarsonlarıv sözlerinifromsözleritheir sayinggünahthe sinfulve yemelerini;and their eatingharam(of) the forbiddenne kötüdürSurely, evilşey(is) whatolduklarıthey used toyapmaktado
🇹🇷 5:63 Gerçek dindarların ve din bilginlerinin, onları günah olan bir söz söylemekten ve haram yemekten men etmeleri gerekmez miydi? Yaptıkları şey ne kötüdür!
ve dedilerAnd saidyahudilerthe JewseliThe HandAllah'ın(of) Allahbağlıdır(is) chainedbağlandıAre chainedkendi elleritheir handsve la'netlendilerand they have been cursedötürüfor whatsöylediklerindenthey saidhayırNayO'nun iki eli deHis Handsaçıktır(are) stretched outverirHe spendsnasılhowdiliyorsaHe willsve andolsun artıracaktırAnd surely increaseçoğununmanyonlarınof themşeyewhatindirilenhas been revealedsanato youRabbindenfromRabbinyour Lordazgınlığını(in) rebellionve küfrünüand disbeliefbiz atmışızdırAnd We have castonların aralarınaamong themdüşmanlık[the] enmityve kinand [the] hatredkadartillgününe(the) Daykıyamet(of) the Resurrectionne zamanEvery timeyakmışlarsathey kindledbir ateş(the) firesavaş içinof [the] waronu söndürmüştürit (was) extinguishedAllah(by) Allahve koşarlarAnd they striveyeryüzündeinyeryüzüthe earthbozgunculuğaspreading corruptionAllah daAnd Allahsevmez(does) notseverlerlovebozguncularıthe corrupters
🇹🇷 5:64 Yahudiler, "Allah'ın eli çok sıkıdır" dediler. Söyledikleri söz sebebiyle onların elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Aksine Allah'ın elleri açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü azdırıyor. Biz, onların aralarına tâ kıyamete kadar düşmanlık ve kin atmışızdır. Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozğunculuğa koşarlar. Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez.
Mahmoud Khalil Al-Husary