☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve temize çıkarması içinAnd so that may purifyAllah'ınAllahkimselerithose whoinanan(ları)believeve mahvetmesi içinand destroykafirlerithe disbelievers
🇹🇷 3:141 Bir de bu, Allah'ın iman edenleri tertemiz seçip, kâfirleri yok etmesi içindir.
yoksaOrsiz sandınızdo you thinkgireceğinizithatgireceksinizyou will entercenneteParadisebilmedenwhile has not yetortaya çıkardımade evidentAllahAllahkimselerithose whocihad edenleristrove hardiçinizdenamong you(sınayıp) bilmedenand made evidentsabredenlerithe steadfast
🇹🇷 3:142 Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri belli etmeden, sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete girivereceğinizi mi sandınız?
andolsun kiAnd certainlysizyou used toarzuluyordunuzwishölümü(for) deathöncefromöncebeforeonunla karşılaşmadan[that]onunla karşılaştınızyou met itiştethen indeedonu gördünüzyou have seen itve sizwhile you (were)bakıp duruyorsunuzlooking on
🇹🇷 3:143 Andolsun ki siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. İşte onu gördünüz, ama bakıp duruyorsunuz.
ve değildirAnd notMuhammed(is) Muhammad başka (bir şey)exceptbir elçia Messengermuhakkakcertainlygelip geçmiştirpassed awayondan önce defromondan öncebefore himelçiler[the] (other) Messengerseğer şimdiSo ifo ölürhe diedveyaoröldürülürseis slaingeriye mi döneceksiniz?will you turn backüzerindeonökçelerinizinyour heelskimAnd whoevergeriye dönerseturns backüzerindeonökçesihis heelsziyan veremezthen neverzarar verir miwill he harmAllah'aAllahhiçbir(in) anythingve mükafatlandıracaktırAnd will rewardAllahAllahşükredenlerithe grateful ones
🇹🇷 3:144 Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler gelip geçmiştir. Şimdi o ölür veya öldürülürse gerisin geriye (eski dininize) mi döneceksiniz? Kim (böyle) geri dönerse, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremez. Allah şükredenleri mükafatlandıracaktır.
ve yokturAnd nothiçbir kişi içinisbir can içinfor a soulölmekthatölürhe diesolmadanexceptizniby (the) permissionAllah'ın(of) Allahyazılmıştır(at a) decreebelirli bir süreye göredeterminedve kimAnd whoeveristersedesiressevabını (menfaatini)rewarddünya(of) the world kendisine veririzWe will give himondanthereofve kimand whoeveristersedesiressevabınırewardahiret(of) the Hereafterkendisine veririzWe will give himondanthereofve mükafatlandıracağızAnd We will rewardşükredenlerithe grateful ones
🇹🇷 3:145 Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur. (Ölüm) belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini dilerse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.
nice var kiAnd how manydenfrombir peygambera Prophetçarpıştılarfoughtkendileriyle beraberwith himRabbani (erenler)(were) religious scholarsbirçokmanyyılmadılarBut notümitsizliğe düştülerthey lost heartşeylerdenfor whatbaşlarında gelenbefell themyolundainyol(the) wayAllah(of) Allahzayıflık göstermedilerand notgevşemedilerthey weakenedboyun eğmedilerand notboyun eğdilerthey gave inAllahAnd Allahseverlovessabredenlerithe patient ones
🇹🇷 3:146 Nice peygamberler vardı ki, kendileriyle beraber birçok Allah dostları çarpıştılar; Allah yolunda başlarına gelenlerden yılgınlık göstermediler, zaafa düşmediler, boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever.
ve değildiAnd notsözleriweresözleritheir wordsbaşkaexceptdemelerindenthatdedilerthey saidRabbimizOur Lordbağışlaforgivebizimfor usgünahlarımızıour sinsve taşkınlığımızıand our excessesişimizdeinişlerimizour affairsve sağlam tutand make firmayaklarımızıour feetbize yardım eyleand give us victorykarşıovertoplumuna[the people]kafirlerthe disbelievers
🇹🇷 3:147 Onların sözleri ancak: "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı diret, Kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et!" demekten ibaretti.
onlara verdiSo gave themAllah (da)Allahkarşılığınırewarddünya(in) the worldve en güzeliniand goodkarşılığının;rewardahiret(in) the Hereafter(çünkü) AllahAnd Allahseverlovesgüzel davrananlarıthe good-doers
🇹🇷 3:148 Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiret sevabının güzelliğini verdi. Allah güzel davrananları sever.