☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
sana soruyorlarAsk youinsanlarthe peoplesa'attenaboutkıyamet saatithe Hourde kiSayşüphesizOnlyonun bilgisiits knowledgeyanındadır(is) withAllah'ınAllahve ne?And whatbilirsinwill make you knowbelkiPerhapssa'atthe Hourolurisyakınnear
🇹🇷 33:63 İnsanlar sana kıyamet saaatini soruyorlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah'ın nezdindedir. Ne bilirsin belki kıyamet yakında olur."
şüphesizIndeedAllahAllahla'net etmiştirhas cursedkafirlerethe disbelieversve hazırlamıştırand has preparedonlar içinfor themçılgın bir ateşa Blaze
🇹🇷 33:64 Şu muhakkak ki, Allah kâfirleri lânetlemiş ve onlara çılgın bir ateş hazırlamıştır.
kalacaklardırAbidingoradathereinebediyyenforeverbulamayacaklardırnotbulacaklarthey will findbir dostany protectorve ne deand notyardımcıany helper
🇹🇷 33:65 (Onlar) orada ebedî kalırlar ve ne bir dost bulabilirler, ne de bir yardımcı.
gün(The) Dayçevrildiğiwill be turned aboutyüzleritheir facesiçindeinateşinthe Firederler kithey will sayey(vah) keşke bizO we wishita'at etseydikwe (had) obeyedAllah'aAllahve ita'at etseydikand obeyedelçiyethe Messenger
🇹🇷 33:66 O gün yüzleri ateş içinde çevirilirken: "Ah keşke Allah'a itaat etseydik, peygambere itaat etseydik!" derler.
ve dediler kiAnd they will sayrabbimizOur Lordşüphesiz bizIndeed, weuyduk[we] obeyedbeylerimizeour chiefsve büyüklerimizeand our great menbizi saptırdılarand they misled usyoldan(from) the Way
🇹🇷 33:67 Yine derler ki: "Ey Rabbimiz! Biz beylerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yanlış yola götürdüler."
rabbimizOur Lordonlara verGive themiki katdoubleazabdan[of]azappunishmentve onlara la'net eyleand curse thembir la'netle(with) a cursebüyükgreat
🇹🇷 33:68 Ey Rabbimiz! Onlara azabın iki katını ver ve kendilerini büyük bir lânet ile lânetle."
eyO you who believekimselerO you who believeinanan(lar)O you who believeolmayın(Do) notolbekimseler gibilike those whoeziyet edenabusedMusa'yaMusaonu beraat ettirdithen Allah cleared himAllahthen Allah cleared himonların dediklerindenof whatdedilerthey saidve idiAnd he wasyanındanearAllahAllahitibarlıhonorable
🇹🇷 33:69 Ey iman edenler: Sizler Musa'ya eziyet edenler gibi olmayın. Eziyet ettiler de Allah onu, onların söylediklerinden temize çıkardı. O, Allah yanında mevki sahibi idi.
eyO you who believekimselerO you who believeinanan(lar)O you who believekorkunFearAllah'tanAllahve söyleyinand speaksöza worddoğruright
🇹🇷 33:70 Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve sağlam söz söyleyin,
düzeltsinHe will amendsizinfor youişleriniziyour deedsve bağışlasınand forgivesizinfor yougünahlarınızıyour sinsve kimAnd whoeverita'at ederseobeysAllah'aAllahve Resulüneand His Messengerelbettecertainlyermiş olurhas attainedbir başarıyaan attainmentbüyükgreat
🇹🇷 33:71 Ki (Allah) işlerinizi yoluna koysun ve günahlarınızı bağışlasın. Her kim Allah'a ve Resulü'ne itaat ederse, o gerçekten büyük murada ermiştir.
şüphesiz bizIndeed, Wesunduk[We] offeredemanetithe Trustgökleretogöklerthe heavensve yereand the earthve dağlaraand the mountainsfakat kaçındılarbut they refusedonu yüklenmektentoonu taşımakbear itve korktularand they fearedondanfrom itve onu yüklendibut bore itinsanthe mandoğrusu oIndeed, heçok zalimdirwashaksızunjustçok cahildirignorant
🇹🇷 33:72 Biz o emaneti göklere, yere ve dağlara arz ettik, onlar, onu yüklenmeye yanaşmadılar, ondan korktular da onu insan yüklendi. O gerçekten çok zalim ve çok cahildir.
azab etsin diyeSo that Allah may punishAllahSo that Allah may punishiki yüzlü erkeklerethe hypocrite menve iki yüzlü kadınlaraand the hypocrite womenve ortak koşan erkeklereand the polytheist menve ortak koşan kadınlaraand the polytheist womenve bağışlasın diyeand Allah will turn (in Mercy)Allahand Allah will turn (in Mercy)inanan erkekleritomümin erkeklerthe believing menve inanan kadınlarıand the believing womenveAnd Allah isAllahAnd Allah isçok bağışlayandırOft-Forgivingçok esirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 33:73 Çünkü Allah münafık erkeklerle münafık kadınlara, müşrik erkeklerle müşrik kadınlara azab edecek, mümin erkeklerle mümin kadınların da tevbelerini kabul edecektir. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.