☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
çevirirAllah alternatesAllahAllah alternatesgecethe nightve gündüzüand the daykuşkusuzIndeedvardırinbundathatbir ibretsurely is a lessonolanlar içinfor those who have visiongözlerifor those who have vision
🇹🇷 24:44 Allah gece ile gündüzü evirip çeviriyor. Şüphesiz bunda (hakikatı gören) gözlere sahip olanlar için mutlak bir ibret vardır.
ve AllahAnd Allahyarattıcreatedhereverycanlıyımoving creaturesudanfromsuwateronlardanOf themkimi(is a kind) whoyürürwalksüzerinde (sürünerek)onkarnıits bellyve onlardanand of themkimi(is a kind) whoyürürwalksüstündeoniki ayaktwo legsve onlardanand of themkimi(is a kind) whoyürürwalksüstündeondört (ayak)fouryaratırAllah createsAllahAllah createsnewhatdilerseHe willsçünküIndeedAllahAllahzerineonhereveryşeythingkadirdir(is) All-Powerful
🇹🇷 24:45 Allah, her hayvanı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üstünde sürünür, kimi iki yağı üstünde yürür, kimi dört ayağı üstünde yürür... Allah dilediğini yapar; çünkü Allah her şeye kâdirdir.
andolsunVerilybiz indirdikWe have sent downayetlerVerses(gerçekleri) açıklayanclearve AllahAnd AllahiletirguideskimseyiwhomdilediğiHe willsyolatobir yola pathdoğrustraight
🇹🇷 24:46 Andolsun biz (her şeyi) apaçık bildiren âyetler indirdik. Allah dilediğini doğru yola iletir.
ve diyorlarAnd they sayinandıkWe believeAllah'ain Allahve Rasuleand in the Messengerve ita'at ettikand we obeysonraThendönüyorturns awaybir grupa partyonladanof themardındanaftersonraafterbununthatve değillerdirAnd notbunlarthoseinanmış(are) believers
🇹🇷 24:47 Bir de "Allah'a ve Resulüne inandık ve itaat ettik" diyorlar da, sonra bunun arkasından yan çiziyorlar; bunlar mümin değillerdir.
zamanAnd whençağırıldıklarıthey are calledAllah'atoAllahAllahve Rasulüneand His Messengerhükmetmesi içinto judgearalarındabetween themhemenbeholdbir grupa partyonlardanof themyüz çevirirler(is) averse
🇹🇷 24:48 Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, bakarsın ki, içlerinden birkısmı yüz çevirip dönerler.
ve eğerBut ifolursaiskendi lehlerinewith themhükümthe truthgelirlerthey comeonato himita'at ederek(as) promptly obedient
🇹🇷 24:49 Ama, eğer (Allah ve Resulünün hükmettiği) hak kendi lehlerine ise, ona, gönülden bağlı olarak saygı ile gelirler.
kalblerinde-mı var?Is (there) inkalblerindetheir heartsbir hastalıka diseaseyoksaorşüphe mi ettiler?do they doubtyoksaorkorkuyorlar mı?they feardiyethathaksızlık yapacakAllah will be unjustAllah'ınAllah will be unjustkendilerineto themve Elçisininand His MessengerhayırNayiştethoseonlar[they]zalimlerdir(are) the wrongdoers
🇹🇷 24:50 Kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa şüphe ve tereddüd içinde midirler? Yoksa Allah ve Resulünün kendilerine zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, asıl zalimler kendileridir!
ancakOnlysözüissöz(the) statementinananların(of) the believerszamanwhençağırıldıklarıthey are calledAllah'atoAllahAllahve Rasulüneand His Messengerhükmetmesi içinto judgearalarındabetween themdemeleridir(is) thatderlerthey sayişittikWe hearve ita'at ettikand we obeyişteAnd thoseonlardır[they]kurtuluşa erenler(are) the successful
🇹🇷 24:51 Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resulüne davet edildiklerinde müminlerin sözü ancak "işittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte bunlar asıl kurtuluşa erenlerdir.
ve kim(ler)And whoeverita'at ederseobeysAllah'aAllahve Resulüneand His Messengerve korkarsaand fearsAllah'tanAllahve sakınırsaand (is) conscious of Himiştethen thoseonlardır[they]kazananlar(are) the successful ones
🇹🇷 24:52 Her kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'a saygı duyar ve O'ndan sakınırsa, işte asıl bunlar bedbahtlıktan kurtulanlardır.
ve yemin ettilerAnd they swearAllah'aby Allahvar gücüylestrongyeminlerinintheir oathseğerthat ifonlara emredersenyou ordered them(savaşa) çıkacaklarınasurely they (would) go forthde kiSayyemin etmeyin(Do) notyemin ederlerswearitaatinizObediencemalumdur(is) knownşüphesizIndeedAllahAllahhaberdardır(is) All-Awareşeylerdenof whatyaptıklarınızyou do
🇹🇷 24:53 Ötekiler (münafıklar), sen hakikaten kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (savaşa) çıkacaklarına dair, en ağır yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: Yemin etmeyin. İtaatiniz malumdur! Bilin ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.