☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
öncülük ederekHe will precedekavminehis peoplegünü(on the) Daykıyamet(of) the Resurrectionsürüklerand lead themateşe(into) the Firene fenaAnd wretchedbir yerdir(is) the placevardıkları yerto which (they are) led
🇹🇷 11:98 Kıyamet günü, kavminin önüne düşer. Artık o bunları ateşe götürmüştür. O varılan yer, ne kötü bir yerdir.
onlar uğratıldılarAnd they were followedburadainbuthislanete(by) a curseve günündeand (on the) Daykıyamet(of) the Resurrectionne kötüWretchedbir bağıştır(is) the giftverilen bu bağışwhich (will) be given
🇹🇷 11:99 Hem burada, hem de kıyamet gününde lanetle izlendiler. Onlara verilen bu karşı destek ne fena bir destektir!
işte buThathaberlerindendir(is) fromhaber(the) newso şehirlerin(of) the citiesanlattıklarımız(which) We relatesanato youonlardan bazılarıof themayaktadırlarsome are standing(bazıları ise) tamamen silinmiştirand (some) mown
🇹🇷 11:100 İşte bu helâk olmuş memleketlerin önemli haberlerindendir. Sana onu kıssa olarak anlatıyoruz. Onlardan yerinde duranlar da var, biçilenler (yok olup gidenler) de.
biz onlara zulmetmedikAnd notonlara zulmettikWe wronged themamabutonlar zulmettilerthey wrongedkendilerinethemselvessağlayamadıSo notfayda verdiavailedkendilerinethemonların ilahlarıtheir godstaptıklarıwhichyalvardılarthey invokedbaşkaother than AllahAllah'tan başkaother than AllahAllah'tanother than Allahhiç biranyşeythingne zaman kiwhengelincecameemri(the) command (of) your LordRabbinin(the) command (of) your Lordbir işe yaramadıAnd notartırmaktanthey increased thembaşkaother thankayıplarınıruin
🇹🇷 11:101 Biz onlara zulmetmedik, onlar kendi kendilerine zulmettiler. Allah'ı bırakıp da taptıkları tanrılar, Rabbinin emri gelince kendilerine hiçbir fayda sağlayamadılar. Hasarlarını arttırmaktan başka bir şeye yaramadılar.
işte böyledirAnd thusyakalaması(is) the seizure (of) your LordRabbinin(is) the seizure (of) your LordzamanwhenyakaladığıHe seizesşehirlerithe citiesve owhile theyzulmeden(are) doing wrongşüphesizIndeedO'nun yakalamasıHis seizurepek acı(is) painfulpek şiddetlidir(and) severe
🇹🇷 11:102 İşte Rabbin, zalim memleketleri cezalandırdığı zaman böyle cezalandırır. Çünkü O'nun cezası çok acı, çok çetindir.
şüphesizIndeedvardırinbundathatibret(is) surely a Signkimse içinfor (those) whokorkanfearazabından(the) punishmentahiret(of) the Hereafterişte OThatbir gündür(is) a Daytoplanacağı(will) be gatheredondaon itinsanlarınthe mankindve Oand thatbir gündür(is) a Dayherkesin tanık olacağıwitnessed
🇹🇷 11:103 Ahiret azabından korkanlar için bunda muhakkak ki, bir ibret vardır. O, öyle bir gündür ki, bütün insanlar onun için toplanacaktır ve o, öyle bir gündür ki, mutlaka görülecektir.
veAnd notbiz onu geciktirmeyizWe delay itancakexceptsüreye kadarfor a termbelirlilimited
🇹🇷 11:104 Biz onu sadece belli bir süreye kadar geciktiriyoruz.
O gün(The) Daygelince(it) comeskonuşamaznotkonuşacakwill speakhiç kimsea souldışındaexceptO'nun izniby His leaveonlardan kimiThen among thembedbahtttır(will be the) wretched(kimi de) mutludurand (the) glad
🇹🇷 11:105 O gün gelince Allah'ın izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onların kimi bedbaht, kimi de mutludur.
kimselerAs foronlar kithose whobedbaht olan(lar)were wretchediçindedirlerthen (they will be) inateşthe Fireonların vardırFor themoradathereinkorkunç çığlıkları(is) sighingve inlemeleriand wailing
🇹🇷 11:106 Bedbaht olanlar ateştedirler. Onlar orada başka türlü soluyacak, başka türlü haykıracaklar.
onlar sürekli kalıcıdırlar(Will be) abidingoradathereindurdukçaas long as remainkaldıkçaas long as remaingöklerthe heavensve yerand the earthdışındaexceptkimselerwhat your Lord willsdiledikleriwhat your Lord willsRabbininwhat your Lord willsşüphesizIndeedRabbinyour Lordyapandır(is) All-Accomplisherdilediğiniof whatdilerHe intends
🇹🇷 11:107 Onlar orada gökler ve yer durdukça duracaklar. Ancak Rabb'inin diledikleri başka. Çünkü Rabbin dilediğini yapandır.
veAnd as forkimselerthose whomutlu olan(lar)were gladiçindedirlerthen (they will be) incennetParadiseonlar sürekli kalıcıdırlar(will be) abidingoradathereindurdukçaas long as remainskaldığı süreceas long as remainsgöklerthe heavensve yerand the earthdışındaexceptdiledikleriwhat your Lord wills Rabbinin dilediğiwhat your Lord wills Rabbininwhat your Lord wills bir lütuftura bestowalolmaksızınnotkesintiinterrupted
🇹🇷 11:108 Mutlu olanlar ise cennettedirler. Orada gökler ve yer durdukça duracaklar, ancak Rabbinin diledikleri başka. (Bu) ardı arası kesilmeyen bir ihsan olacak.