☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
sonraThentevbesini kabul ederAllah accepts repentanceAllahAllah accepts repentanceardındanaftersonraafterbununthatkimseninforkimewhomdilediğiHe willsve AllahAnd Allahbağışlayandır(is) Oft-ForgivingesirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 9:27 Sonra bütün bu olup bitenlerin arkasından Allah, dilediğine tevbe nasib eder. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
EyO you who believekimselerO you who believeinanan(lar)O you who believeşüphesizIndeedortak koşanlarthe polytheistspisliktir(are) uncleanartıkso let them not come nearyaklaşmasınlarso let them not come nearMescid-iAl-Masjid Al-HaraamHaram'aAl-Masjid Al-Haraamsonraafteryıllarındanthis, their (final) yearbuthis, their (final) yearve eğerAnd ifkorkarsanızyou fearyoksulluğa düşmektenpovertyyakındathen soonsizi zengin edecektirAllah will enrich youAllahAllah will enrich youkendi lutfundanfromO'nun lütfuHis BountyeğerifdilerseHe willsşüphesizIndeedAllahAllahbilendir(is) All-Knowerhikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 9:28 Ey iman edenler! Müşrikler bir pisliktirler. Artık bu yıldan sonra Mescidi Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız Allah sizi dilediğinde lütuf ve ihsanıyla zenginleştirecektir. Allah gerçekten alîmdir, hakîmdir.
savaşınFightkimselerlethose whoinanmayan(do) notiman ederlerbelieveAllah'ain Allahveand notgününein the Dayahiretthe Lastveand notharam saymayanlarlathey make unlawfulne kiwhatharam kıldıAllah has made unlawfulAllahAllah has made unlawfulve Elçisiand His Messengerve din edinmeyenlerleand notitiraf ederlerthey acknowledgedini(the) religiongerçek(of) the truthkendilerinefromonlar kithose whoverilenlerdenwere givenKitapthe Scripturezamana kadaruntilvereceklerithey paycizyethe jizyahelleriylewillinglyisteyerekwillinglyonlarwhile theyküçülerek (boyun eğerek)(are) subdued
🇹🇷 9:29 Kendilerine kitap verilenlerden oldukları halde ne Allah'a, ne ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resulünün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini din edinmeyen kimselere alçalmış oldukları halde elden cizye verecekleri hale gelinceye kadar savaş yapın.
ve dediler kiAnd saidYahudilerthe JewsUzeyrUzairoğludur(is) sonAllah'ın(of) Allahve dedilerAnd saidHıristiyanlarthe ChristiansMesihMessiahoğludur(is) sonAllah'ın(of) AllahbuThatonların sözleridir(is) their sayingağızlarıyla (geveledikleri)with their mouthsbenzetiyorlarthey imitatesözlerinethe sayingkimselerin(of) those whoinkar edenlerindisbelievedöncedenbeforeöncebeforeonları kahretsin(May) Allah destroy themAllah(May) Allah destroy themnasıl daHowçevriliyorlardeluded are they
🇹🇷 9:30 Yahudiler, "Uzeyir Allah'ın oğlu" dediler, Hıristiyanlar da "Mesih Allah'ın oğlu", dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. Daha önce inkâra sapmış olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar!
edindilerThey have takenhahamlarınıtheir rabbisve rahipleriniand their monksrabler(as) LordsayrıbesidesbaşkabesidesAllah'tanAllahve Mesih'i deand the MessiahoğlusonMeryem(of) Maryamoysa emredilmemiştiAnd notemrolundularthey were commandeddışındaexceptibadet etmelerithat they worshipbir ilahaOne Godtek olanOne Godyoktur(There) is notanrıgodbaşkaexceptO'ndanHimO münezzehtirGlory be to Himşeylerdenfrom whatortak koştuklarıthey associate (with Him)
🇹🇷 9:31 Onlar, Allah'dan başka bilginlerini ve rahiplerini de kendilerine Rab edindiler, Meryem oğlu Mesih'i de. Oysa onlar bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Allah'dan başka hiçbir ilâh yoktur. O, müşriklerin ortak koştuğu şeylerden de münezzehtir.