☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
bilin kiAnd knowaldığınız ganimetlerinthat whatganimet alırsınızyou obtain (as) spoils of warherbirininofhiçbir şeyanythingmuhakkakthen thatAllah'a aittirfor Allahbeşte biri(is) one fifth of itve Elçisineand for the Messengerve akrabalaraand for theyakın akrabalarnear relativesve yetimlereand the orphansve yoksullaraand the needyve yolcu(lar)aand theyolcuwayfarereğerifisenizyouinanmışbelieveAllah'ain Allahveand (in) whatindirdiğimizeWe sent downkulumuzatokulumuzOur slavegününde(on the) dayayrılma(of) the criteriongünde(the) daykarşılaştığı(when) meto iki topluluğunthe two forcesAllahAnd Allahüzerine(is) onhereveryşeythingkadirdirAll-Powerful
🇹🇷 8:41 Şunu da biliniz ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şeyden beşte biri mutlaka Allah içindir. O da peygambere ve ona yakınlığı olanlara, yetimlere, miskinlere ve yolda kalmışlara aittir. Eğer siz Allah'a iman etmiş, hak ile batılın ayrıldığı o gün, iki ordunun karşı karşıya geldiği o (Bedir) günü kulumuza indirdiğimiz âyetlere iman getirmiş iseniz bunu böyle biliniz. Ve biliniz ki, Allah, herşeye kâdirdir.
o vakitWhensizyou (were)vadininon side of the valleyyakın kenarında idinizthe nearerve onlar daand theyvadinin(were) on the sideuzak kenarında idilerthe fartherve kervan daand the caravandaha aşağıda idi(was) lowersizdenthan youve eğerAnd ifsözleşmiş olsaydınız dahiyou (had) made an appointmentbuluşamazdınızcertainly you would have failedsözleştiğiniz vakitteinbuluşma vaktithe appointmentfakat buButyerine getirmesi içindirthat might accomplishAllah'ınAllahbir işia matteryapılması gereken(that) wastakdir ettikdestinedhelak olsun diyethat (might be) destroyedkimse(those) whohelak olan(were to be) destroyedaçık delilleonapaçık bir delila clear evidenceve yaşasın diyeand (might) livekimse (de)(those) whoyaşayan(were to) liveaçık delilleonapaçık bir delila clear evidenceçünküAnd indeedAllahAllahişitendir(is) All-HearingbilendirAll-Knowing
🇹🇷 8:42 O vakit siz vadinin yakın bir yamacında idiniz, onlarsa uzak yamacında idiler. Kervan da sizden daha aşağıda idi. Öyle ki, şayet onlarla sözleşmiş olsaydınız, öyle bir buluşma yeri için mutlaka anlaşmazlık çıkarırdınız. Fakat olması gereken (zafer)in olması için Allah böyle takdir etti. Tâ ki, helak olan apaçık bir delil gördükten sonra helak olsun, sağ kalanlar da yine apaçık bir delilden sonra yaşasın. Kesindir ki Allah, işitendir, bilendir.
haniWhensana onları gösteriyorduyou (where) shown themAllah(by) Allahuykundainrüyanyour dreamaz(as) fewve eğerand ifsana onları gösterseydiHe had shown them to youçok(as) manyçekinirdinizsurely you would have lost courageve çekişirdinizand surely you would have disputed(savaş) iş(in)deinthe matterfakatbutAllahAllahkurtardısaved (you)doğrusu OIndeed, Hebilir(is) All-Knowerözünüof what is ingöğüslerinthe breasts
🇹🇷 8:43 Hani o vakitler Allah sana uykunda (rüyanda) onları az gösteriyordu. Eğer Allah sana onları kalabalık gösterseydi korkacaktınız ve savaş konusunda anlaşmazlığa düşecektiniz. Fakat Allah böyle bir şeyden sizi uzak tuttu. Çünkü O, gönüllerde yatanı da bilir.
ta kiAnd whenonları gösteriyorHe showed them to youzamanwhenkarşılaştığınızyou met sizin gözlerinizeingözlerinizyour eyesaz(as) fewve sizi de azaltıyorduand He made you (appear) as fewonların gözlerindeingözleritheir eyesyerine getirmesi içinthat might accomplishAllah'ınAllah might accomplishbir işia matteryapılması gereken(that) wastakdir edilmiş(already) destinedveAnd toAllah'aAllahdöndürülecektirreturn(bütün) işler(all) the matters
🇹🇷 8:44 Ve işte onlarla karşılaştığınız vakit onları sizin gözünüze az gösteriyordu, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Çünkü Allah o mukadder olan işi yerine getirecekti. Bütün işler Allah'a döndürülür.
EyO youkimseler;whoinanan(lar)believezamanWhenkarşılaştığınızyou meetbir topluluklaa forcesebat edinthen be firmve anınand rememberAllah'ıAllahçokmuchbelkiso that you maybaşarıya erişirsiniz(be) successful
🇹🇷 8:45 Ey iman edenler, bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çokça zikredin ki, kurtuluşa eresiniz.