☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
haniAnd whenkaldırmıştıkWe raiseddağıthe mountainüzerlerineabove themsanki gibias if it wasbir gölgea canopyve sanmışlardıand they thoughtonlar şüphesizthat itüstlerine düşecek(would) fallonlarınupon themtutun(We said), "Takeşeyi (Kitabı)whatsize verdiğimWe have given youkuvvetlewith strengthve hatırlayınand rememberolanıwhatiçinde(is) in itbelkiso that you maykorunursunuzfear Allah
🇹🇷 7:171 Hani bir zamanlar biz o dağı gölgelik gibi tepelerine çekmiştik de üzerlerine düşüyor zannettikleri bir sırada demiştik ki; "size verdiğimiz kitabı kuvvetle tutun ve içindekini hatırınızdan çıkarmayın, umulur ki korunursunuz."
ve haniAnd whenalmıştı(was) takenRabbin(by) your Lordoğullarındanfromoğulları(the) ChildrenAdem(of) Adam bellerindenfrombelleritheir loins zürriyetlerinitheir descendantsve şahid tutmuştuand made them testifyonlarıoverkendilerinethemselvesben değil miyim?Am I notsizin Rabbinizyour LorddedilerThey saidevetYesşahidizwe have testifieddemeyesinizLestdersinizyou saygünü(on the) Daykıyamet(of) the Resurrectionbiz elbetteIndeedidikwe werebundanaboutbuthishabersizunaware
🇹🇷 7:172 Bir de Rabbin, Âdemoğullarından, bellerindeki zürriyetlerini alıp da onları kendi nefislerine şahit tutarak: Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" dediği vakit, "pekâlâ Rabbimizsin, şahidiz" dediler. (Bunu) kıyamet günü "Bizim bundan haberimiz yoktu." demeyesiniz diye (yapmıştık).
yahutOrdemeyesinizyou sayşüphesizOnlyortak koştupartners (were) associated (with Allah)babalarımız(by) our forefathersdaha öncefromönümüzdebefore (us)biz de oldukand we arebir nesildescendantsonlardan sonra gelenfromonlardan sonraafter thembizi helak mı ediyorsun?So will You destroy usyüzündenfor whatyaptıklarıdidiptal edenlerinthe falsifiers
🇹🇷 7:173 Yahut, atalarımız daha önce şirk koşmuşlardı. Biz onlardan sonra gelen bir nesil idik, şimdi o batıl yolu tutanların yaptıkları yüzünden bizi helâk mi edeceksin, demeyesiniz diye (yapmıştık).
işte böyleAnd thusbiz açıklıyoruzWe explainayetlerithe Versesartık herhaldeso that they maydöner(yola gelir)lerreturn
🇹🇷 7:174 Ve işte biz, âyetleri böyle ayrıntılı olarak açıklıyoruz ki, belki dönerler.
ve okuAnd reciteonlarato themhaberini(the) storyki(of the) one whomkendisine verdikWe gave [him]ayetlerimiziOur Versessıyrıldı çıktı'but he detachedonlardan[from] themonu peşine taktıso followed himşeytanthe Shaitaanböylece olduand he becameazgınlardanofsapmışlarthose gone astray
🇹🇷 7:175 Onlara, kendisine âyetlerimizi sunduğumuz o adamın kıssasını da anlat; âyetlerden sıyrılıp çıktı, derken onu şeytan arkasına taktı, en sonunda da helak olanlardan oldu.
ve şayetAnd ifdileseydikWe willedelbette onu yükseltirdiksurely, We (could) have raised himonlarla (ayetlerle)with thesefakat o[and] but hesaplandıadheredyeretoyeryüzüthe earthve peşine düştüand followedhevesininhis (vain) desiresonun durumuSo his exampledurumuna benzer(is) like (the) exampleşu köpeğin(of) the dogeğerifvarsanyou attacküstüne[on] himdilini sarkıtıp solurhe lolls out his tongueveyahutoronu bıraksanif you leave himdilini sarkıtıp solurhe lolls out his tongueişte budurThatdurumu(is the) exampletoplumların(of) the peopleyalanlayanwhoyalanladılardeniedayetlerimizi[in] Our SignsanlatSo relatebu kıssayıthe storybelkiso that they maydüşünürlerreflect
🇹🇷 7:176 Ve eğer dileseydik onu o âyetlerle yüceltirdik, fakat o alçaklığa saplandı kaldı ve kendi keyfinin ardına düştü. Artık onun ibret verici hali o köpeğin haline benzer ki, üzerine varsan da dilini uzatır solur, bıraksan da solur. İşte bu, âyetlerimizi inkâr eden kavmin misalidir. Bu kıssayı iyice anlat, belki biraz düşünürler.
ne kötüdürEvildurumu(as) an exampletopluluğun(are) the peopleyalanlayanthose whoyalanladılardeniedayetlerimiziOur Signsve kendilerineand themselvesolanthey used tozulmediyorwrong
🇹🇷 7:177 Âyetlerimizi inkâr edip, sırf kendilerine zulmeden o kavmin hali ne kadar kötüdür!
kimeWhoeveryol gösterirse(is) guidedAllah(by) Allahişte odurthen heyolu bulan(is) the guided oneve kimi dewhile whoeversaptırırsaHe lets go astrayiştethen thoseonlardır[they]ziyana uğrayanlar(are) the losers
🇹🇷 7:178 Allah kime hidayet ederse, o hidayete erer, kimi de dalalette bırakırsa, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileri olurlar.