☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
mı?Arebekliyorlarthey waitingilleexceptgelmesinithatonlara gelircomes to themmeleklerinthe AngelsyahutorgelmesinicomesRabbininyour Lordya daorgelmesinicomesbazısome (of)ayetlerinin(the) SignsRabbinin(of) your Lordgün(The) Daygeldiği(when) comesbazısome (of)ayetleri(the) SignsRabbinin(of) your Lordfayda sağlamaznotfayda verirwill benefitkimseyea soulinanmasıits faithhiçnotetmemiş(if) it hadimanbelieveddaha öncefromöncebeforeya daorkazanmamış olanearnedimanındathroughimanıits faithbir hayırany goodde kiSaybekleyinWaitbiz deIndeed, webeklemekteyiz(are) those who wait
🇹🇷 6:158 (İnanmak için) ille meleklerin gelmesini, yahut Rabbinin gelmesini, ya da Rabbinin bazı âyetlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Ama Rabbinin (azab) işaretlerinin geldiği gün, daha önce iman etmemiş, yahut imanında bir hayır kazanmamış kimseye, artık inanması bir fayda sağlamaz. De ki: "Bekleyin; biz de beklemekteyiz."
gerçektenIndeedkimselerthose whoparça parça edendividedinlerini;their religionve olanlar (var ya)and becomegrup grupsectssenin yokturyou are notonlarlawith themhiçbir (ilişkin)inhiçbir şeyanythingancakOnlyonların işitheir affairAllah'a (kalmış)tır(is) withAllahAllahsonrathenonlara haber verecektirHe will inform themşeyleriof whatolduklarıthey used toyapıyorlardo
🇹🇷 6:159 Dinlerini parça parça edip, grup grup olanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi Allah'a kalmıştır, sonra (Allah) onlara yaptıklarını haber verecektir.
kimWhoevergelirsecamebir iyiliklewith a good deedona vardırthen for himon (katı)(is) ten (times)o(getirdiği)ninthe like of itve kimAnd whoevergelirsecamebir kötülüklewith an evil deedcezalandırılmazthen notcezalandırılırhe will be recompenseddışındaexceptonun dengithe like of itve onlarand theyhaksızlığa uğratılmazlarwill nothaksızlığa uğratılır(be) wronged
🇹🇷 6:160 Kim iyilik getirirse, ona o (getirdiği)nin on katı vardır. Kim kötülük getirirse, sadece onun dengiyle cezalandırılır; onlar haksızlığa uğratılmazlar.
de kiSaymuhakkak beniIndeed (as for) mebeni ilettihas guided meRabbimmy Lordyolatobir yola pathdosdoğrustraight dinea religiondosdoğrurightdininereligionİbrahim'in(of) Ibrahim hanifa true monotheistO değildiAnd noto idihe wasortak koşanlardanfrommüşriklerthe polytheists
🇹🇷 6:161 De ki: Rabbim, beni doğru yola iletti. Dosdoğru dine, Allah'ı birleyen İbrahim'in dinine. O, ortak koşanlardan değildi.
de kiSayşüphesizIndeedbenim namazımmy prayerve ibadetimand my rites of sacrificeve hayatımand my livingve ölümümand my dyingAllah içindir(are) for AllahRabbiLordalemlerin(of) the worlds
🇹🇷 6:162 De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.
yokturNoortağıpartnersO'nunfor Himve böyleand with thatbana emrolunduI have been commandedve benAnd I amilkiyim(the) firstmüslümanların(of) the ones who surrender (to Him)
🇹🇷 6:163 Onun ortağı yoktur. Bana böyle emrolundu ve ben müslümanların ilkiyim.
de kiSaybaşka mı?Is (it) other thanAllah'tanAllaharayayımI (should) seekRab(as) a Lord(halbuki) Owhile HeRabbi iken(is) the Lordher(of) everyşeyinthingkazanmazAnd notkazanırearnshiçeverykimsesoulbaşkasınıexceptkendisine ait olandanagainst itselfveand nottaşımazbearstaşıyan (hiç kimse)any bearer of burdenyükünüburdenbir başkasının(of) anothersonraThenRabbinizedirtoRabbinyour Lorddönüşünüz(is) your returnsize haber verecektirthen He will inform youşeyleriabout whatolduğunuzyou wereondaconcerning itayrılığa düşüyordiffering
🇹🇷 6:164 De ki: Allah herşeyin Rabbi iken, ben O'ndan başka Rab mi arayayım? Herkesin kazandığı yalnız kendisine aittir. Kendi (günah) yükünü taşıyan hiç kimse, bir başkasının (günah) yükünü taşımaz. Sonra dönüşünüz Rabbinizedir. O, ayrılığa düştüğünüz gerçeği size haber verecektir.
ve O'durAnd Hesizi yapan(is) the One Whosizi yaptı(has) made youhalifelerisuccessorsyeryüzünün(of) the earthve üstün kılanand raisedkiminizisome of youüzerineabovekiminizothersderecelerle(in) rankssizi denemek içinso that He may test youşeylerdeinnewhatsize verdiğiHe has given youdoğrusuIndeedRabbinyour Lordçabuk olandır(is) swiftcezası(in) the punishmentve Oand indeed, He (is)bağışlayandır[certainly], Oft-ForgivingesirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 6:165 Sizi yeryüzünün halifeleri yapan, size verdiği şeylerde, sizi denemek için, kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve O, bağışlayan, esirgeyendir.