ve O'durAnd Hekimseler(is) the One Whosizi öldürentakes your (soul)geceleyinby the nightve bilirand He knowsşeyiwhatişlediğinizyou committedgündüzünby the daysonraThensizi diriltirHe raises you upondathereintamamlanıncaya kadarso that is fulfilledsüre(the) termbelirlenmişspecifiedsonraThenO'nadırto Himdönüşünüzwill be your returnsonrathensize haber verecektirHe will inform youşeyleriabout whatolduğunuzyou used toyapmışdo
🇹🇷 6:60 Sizi geceleyin ölü gibi uyutan, gündüzün ne yaptıklarınızı bilen, sonra ölüm ânı gelinceye kadar gündüzleri sizi uyandırıp kaldıran O'dur. Sonunda da dönüşünüz ancak O'nadır. Sonra bütün yaptıklarınızı size O haber verecektir.
ve OAnd Hetek hakimdir(is) the SubjugatorüstündeoverkullarınHis slavesve gönderirand He sendssizeover youkoruyucu(melek)lerguardiansnihayetuntilzamanwhengeldiğicomesbirinize(to) anyone of youölümthe deathonun canını alırlartake himelçilerimizOur messengersonlarand theyhiç geri kalmazlar(do) notboşa çıkarfail
🇹🇷 6:61 O, kulları üzerinde hükümranlığı sürdürür ve size koruyucular gönderir, sonunda sizden birinize ölüm geldiği vakit elçilerimiz, hiç eksiklik yapmadan, onun canını alırlar.
sonraThendöndürülürlerthey are returnedAllah'atoAllahAllahTanrılarıtheir Protector gerçek olan[the] TruedoğrusuUnquestionablyyalnız O'nundurfor Himhüküm(is) the judgmentve OAnd Heen çabuğudur(is) swiftesthesap görenlerin(of) the Reckoners
🇹🇷 6:62 Sonra da gerçek Mevlâlarına döndürülürler. Dikkatli olun, hüküm ancak O'nundur ve O, hesap görenlerin en süratlisidir.
de kiSaykimWhosizi kurtarıyorsaves youkaranlıklarındanfromkaranlıklardarkness[es]karanın(of) the landve denizinand the seaO'na yakardığınızdayou call Himgizli olarakhumblyve açık olarakand secretlyeğerIfbizi kurtarırsaHe saves usbundanfrombuthiselbette olacağızsurely we will beşükredenlerdenfromşükredenlerthe grateful ones
🇹🇷 6:63 De ki: "Bizi bu tehlikeden kurtarırsa elbette şükredenlerden olacağız" diye gizli ve aşikâr O'na yalvarıp dururken, karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?
de kiSayAllahAllahsizi kurtarıyorsaves youondanfrom itveand frombütüneverysıkıntılardandistresssonrayetsiz yineyouO'na ortak koşuyorsunuzassociate partners (with Allah)
🇹🇷 6:64 De ki: "Allah, sizi ondan ve bütün sıkıntılardan kurtarır, sonra da siz yine ortak koşarsınız".
de kiSayOHekadirdir(is) All-Capableüzerine[on]göndermeğetogöndersendsizin üzerinizeupon youbir azabpunishmentüstünüzdenfromüstünüzdeabove youyahutoraltındanfromaltındabeneathayaklarınızınyour feetya daorsizi birbirinize düşürüp(to) confuse youparti parti(into) sectsve taddırmağaand make (you) taste kiminizesome of youhıncınıviolencekiminizin(of) othersbakSeenasılhowaçıklıyoruzWe explainayetlerithe Signsdiyeso that they mayanlasınlarunderstand
🇹🇷 6:65 De ki: "O'nun üstünüzden ve ayaklarınızın altından azab göndermeye, yahut sizi fırkalara ayırıp kiminizin kiminize hıncını tattırmaya gücü yeter". Bak, âyetlerimizi nasıl inceden inceye açıklıyoruz ki, onlar iyice anlasınlar.
ve yalanladıBut deniedonuit kavminyour peopleve Owhile itgerçek iken(is) the truthde kiSayben değilimI am notsizeover youvekila manager
🇹🇷 6:66 Kavmin o (Kur'ân'ı) yalan saydı, halbuki o gerçektir. De ki: " Ben sizin vekiliniz değilim".
herFor everyhaberinnewsgerçekleşeceği bir zaman vardır(is) a fixed timeyakındaand soonbilirsinizyou will know
🇹🇷 6:67 Her haberin kararlaştırılmış bir zamanı vardır, siz de onu yakında bileceksiniz.
ve zamanAnd whengördüğünyou see(münasebetsizliğe) dalanlarıthose whoboş sözlere dalarlarengage (in vain talks)hakkındaaboutayetlerimizOur Versesyüz çevirthen turn awayonlardanfrom themkadaruntilonlar geçinceyethey engagebir sözeinbir söza talkbaşkaother than iteğerAnd ifsana (bunu) unutturursacauses you to forgetşeytanthe Shaitaanoturmathen (do) nototurunsitsonraafterhatırladıktanthe reminderberaberwithtopluluğuylathe people zalimlerthe wrongdoers
🇹🇷 6:68 Âyetlerimiz hakkında münasebetsizliğe dalanları gördüğün zaman hemen onlardan uzaklaş ki, ondan başka söze dalsınlar. Eğer şeytan bunu sana unutturursa hatırladıktan sonra hemen kalk, o zalimler topluluğuyla oturma.
Mahmoud Khalil Al-Husary