böylece kesildiSo was cut offardı(the) remnantmilletin(of) the peopleonlar ki[those] whohaksızlık ediyordudid wronghamdolsunAnd all praises and thanksAllah'a(be) to AllahRabbiLordalemlerin(of) the worlds
🇹🇷 6:45 Böylece zulmeden kavmin kökü kesildi. Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamdolsun.
de kiSaysöyleyin banaHave you seeneğerifalsatook awayAllahAllahişitme(duyu)nuzuyour hearingve gözleriniziand your sightve mühür vursaand sealedüstüne[on]kalblerinizinyour heartskimdir?whotanrı(is the) godbaşkaother thanAllah'tanAllahsize getirecekto bring [back] to youbun(lar)ıwith itbakSeenasılhowtürlü türlü açıklıyoruzWe explainayetlerithe Signssonra yineyetonlartheyyüz çeviriyorlarturn away
🇹🇷 6:46 De ki: "Söyleyin bakalım, eğer Allah kulaklarınızı ve gözlerinizi alır da kalblerinize mühür vurursa, Allah'tan başka onları size getirecek tanrı kimdir?". Dikkat et, âyetlerimizi nasıl türlü türlü açıklıyoruz, sonra da onlar yüz çeviriyorlar?
de kiSaysöyleyin banaHave you seeneğerifsize gelsecomes to youazabıpunishmentAllah'ın(of) Allahansızınsuddenlyya daoraçıkçaopenlymi?willhelak edilir(any) be destroyedbaşkasıexcepttoplumdanthe people zalimthe wrongdoers
🇹🇷 6:47 De ki: "Söyler misiniz bana! Size Allah'ın azabı ansızın veya açıkça gelirse, zalim toplumdan başkası mı helak olur?"
biz gönderimeyiAnd notgönderirizWe sendelçilerithe Messengersdışındaexceptmüjdeciler olmak(as) bearer of glad tidingsve uyarıcılar olmakand (as) warnerso halde kimSo whoeverinanırbelievedve uslanırsaand reformedyokturthen nokorkufearonlaraupon themve değildirand notonlartheyüzülecek dewill grieve
🇹🇷 6:48 Biz peygamberleri, ancak rahmetimizin müjdecileri ve azabımızın habercileri olmak üzere göndeririz. Artık kim iman edip durumunu düzeltirse, onlara hiç korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.
kimselereAnd those whoyalanlayan(lara)deniedayetlerimizi[in] Our Versesdokunacaktırwill touch themazabthe punishmentyüzündenfor whatyaptıklarıthey used tofenalıkdefiantly disobey
🇹🇷 6:49 Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, yapmakta oldukları fenalıklar yüzünden onlara azap dokunacaktır.
de kiSayben demiyorumNotder miyim(do) I saysizeto youyanımdadır(that) with mehazineleri(are the) treasuresAllah'ın(of) Allahveand notbilmem(that) I knowgaybıthe unseenveand notdemiyorumI saysizeto youbenthat I (am)meleğiman Angelben uyuyorumNotuyar mıyım(do) I followsadeceexceptşeyewhatvahyolunanis revealedbanato mede kiSaymidir?Caneşitbe equalkörthe blindve görenand the seeing onedüşünmüyor musunuz?Then will notdüşünürsünüzyou give thought
🇹🇷 6:50 De ki: "Size Allah'ın hazineleri benim yanımdadır, demiyorum. Gaybı da bilmiyorum. Ve size, ben bir meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum." De ki: "Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz?"
ve uyarAnd warnonunlawith itkimselerithose whokorkan(ları)fearkithattoplanacaklardırthey will be gathered(huzuru)natoRablerinetheir Lordyokturnotkendilerininfor themO'ndan başkaofO'ndan başkaother than Himne dostlarıany protectorne deand notdestekçileriany intercessorbelkiso that they maykorunurlar(become) righteous
🇹🇷 6:51 Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar. Onlar için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi vardır. Gerekir ki Allah'tan korkarlar.
kovmaAnd (do) notkovmasend awaykimselerithose whoyalvaranlarıcallRablerinetheir Lordsabahin the morningve akşamand the eveningisteyerekdesiringO'nun rızasınıHis CountenanceyokturNotsana(is) on youonların hesabındanofhesaplarıtheir accounthiçbir[of]şey (sorumluluk)anythingve yokturand notsenin hesabındanfromhesabınızyour accountonlaraon themhiçbir[of]şey (sorumluk)anythingonları kovup daSo were you to send them awayolasınthen you would bezalimlerdenofzalimlerthe wrongdoers
🇹🇷 6:52 Sırf Allah'ın rızasını dileyerek sabah akşam Rab'lerine dua edenleri huzurundan kovma. Onların hesabından sen sorumlu değilsin, onlar da senin hesabından sorumlu değiller. Onları yanından kovduğun takdirde zalimlerden olursun.
Mahmoud Khalil Al-Husary