olmazNoteşit(are) equalyerlerinde oturanlarthe ones who sitinananlardanamongmüminlerthe believersdışındaother thansahiplerithe ones (who are)özür[the] disabledve cihad edenlerand the ones who striveyolundainyol(the) wayAllah(of) Allahmallariylewith their wealthcanlariyleand their livesüstün kılmıştırPreferredAllah(has) Allahcihadedenlerithe ones who strivemallariylewith their wealthcanlariyleand their livesoturanlardantooturanlarthe ones who sitderece bakımından(in) rankve hepsineAnd (to) allva'detmiştirpromisedAllah(has) Allahgüzellikthe bestve üstün kılmıştırpreferredAllah(has) Allahmücahidlerithe ones who striveoturanlardanoveroturanlarthe ones who sitecirle(with) a rewardçok daha büyükgreat
🇹🇷 4:95 Müminlerden özür sahibi olmaksızın oturanlarla Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler eşit olamazlar. Allah, mallarıyla, canlarıyla cihad edenleri, derece itibariyle, oturanlardan üstün kıldı. Allah onların hepsine de cenneti vaad etmiştir. Bununla beraber Allah mücahitlere, oturanların üzerinde büyük bir ecir vermiştir.
yüksek derecelerRankskendi katındanfrom Himve bağışand forgivenessve rahmetand mercyAllahAnd isAllahAllahbağışlayandırOft-ForgivingesirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 4:96 Kendi katından derece derece rütbeler, bir mağfiret ve rahmet vermiştir. Öyle ya, O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
şüphesizIndeedcanlarını alırkenthose whom onları vefat ettirirtake them (in death)meleklerthe Angelsyazık eden kimselere(while) they (were) wrongingnefislerinethemselvesdedilerthey sayne işteIn what (condition)idinizwere youdedilerThey saidbiz aciz düşürülmüştükWe wereezilmişoppressedyer yüzündeinyeryüzüthe earth(Melekler) dediler kiThey saiddeğil miydi?Notidiwasyeri(the) earthAllah'ın(of) Allahgenişspacious (enough)göç edeydinizso that you (could) emigrateondain itişte onlarınThen thosedurağı(will have) their abodecehennemdir(in) Hell ve ne kötüand it is an evilbir gidiş yeridirdestination
🇹🇷 4:97 Melekler, kendilerine zulmeden kişilerin canlarını aldıklarında, onlara, "Ne işte idiniz?" derler. Onlar da: "Biz yer yüzünde zayıf kimselerdik." derler. Melekler: "Allah'ın yeryüzü geniş değil miydi, siz de orada hicret etseydiniz ya?" derler. İşte bunların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü gidiş yeridir.
yalnız hariçtirExceptgerçekten zayıfthe oppressederkekleramongadamlarthe menve kadınlarand the womenve çocuklarand the childrengücü yetmeyenler(who) notgüç yetirirlerare able tohiçbir çareyeplanve (göç için) bulamayanand notyöneltilirlerthey are directedyol(to) a way
🇹🇷 4:98 Ancak gerçekten aciz ve zayıf olan, çaresiz kalan ve hicret etmeye yol bulamayan erkekler, kadınlar ve çocuklar hariç...
işteThen thoseumulurmay beAllah'ınAllahaffetmesiwillaffedinpardononları[on] themve Allahand isAllahAllahçok affedendirOft-Pardoningçok bağışlayandırOft-Forgiving
🇹🇷 4:99 Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Allah çok affedici, çok bağışlayıcıdır.
ve kim kiAnd whoevergöç ederemigratesyolundainyol(the) wayAllah(of) Allahbulurwill findyeryüzündeinyeryüzüthe earthgidecekplace(s) of refuge çok yermanyve bollukand abundanceve kim kiAnd whoeverçıkarleavesevindenfromyurduhis homegöç etmek amacıyle(as) an emigrantAllah'atoAllahAllahve Elçisineand His Messengersonrathenkendisine yetişirseovertakes himölüm[the] deathmuhakkakthen certainlydüşer(became) incumbentonun mükafatıhis rewardAllah'aonAllahAllahveAnd isAllahAllahbağışlayandırOft-ForgivingesirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 4:100 Her kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde gidecek çok yer de bulur, genişlik de bulur. Her kim Allah'a ve Peygamberine hicret etmek maksadıyla evinden çıkar da sonra kendisine ölüm yetişirse, kuşkusuz onun mükafatı Allah'a düşer. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
ve zamanAnd whensefere çıktığınızyou travelyeryüzündeinyeryüzüthe earthyokturthen notsizeupon youbir günah(is) any blamekısaltmanızdan ötürüthatkısaltmanızdayou shortennamazdan[of]namazthe prayereğerifkorkarsanızyou fearsize bir kötülük yapmalarındanthatsize zarar verir(may) harm youkimselerinthose whoinkar eden(lerin)disbelievedmuhakkak kiIndeedkafirlerthe disbelieverssizinaresizin içinfor youdüşmanınızdıran enemyaçıkopen
🇹🇷 4:101 Yeryüzünde sefere çıktığınızda kâfirlerin size bir kötülük yapacağından korkarsanız namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur. Kuşkusuz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.
Mahmoud Khalil Al-Husary