☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve kimselerAnd those whoyapanlarcommitfuhuş[the] immoralitykadınlarınızdan;fromkadınlarınızyour womenşahid getirinthen call to witnessonlara karşıagainst themdörtfouriçinizdenamong youeğerAnd ifonlar şahidlik ederlersethey testifytutun (dışarı çıkarmayın)then confine themevlerdeinevleritheir houseskadaruntilo kadınları alıncayacomes to themölüm[the] deathya daorgösterinceyemakesAllahAllahonların yararınafor thembir yola way
🇹🇷 4:15 Kadınlarınızdan zina edenlere karşı, içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar, şahitlik yaparlarsa, bu kadınları, ölüm alıp götürünceye kadar veya Allah onlara bir çıkış yolu açıncaya kadar evlerde hapsedin.
iki kişiAnd the two whofuhuş yaparsacommit itiçinizdenamong youonlara eziyet edinthen punish both of themeğerBut iftevbe ederthey repentve uslanırlarsaand correct themselvesartık vazgeçinthen turn awayonlardanfrom both of themçünküIndeedAllahAllahtevbeleri çok kabul edendirisçok bağışlayanOft-Forgivingçok esirgeyendirMost-Merciful
🇹🇷 4:16 Sizlerden zina edenlerin her ikisine de eziyet edin. Eğer onlar tevbe edip kendilerini ıslah ederlerse onlardan vazgeçin. Çünkü Allah tevbeleri kabul eden ve çok merhamet edendir.
şüphesizOnlytevbesi makbuldürthe acceptance of repentancegörebyAllah'aAllahşu kimselerin(is) for those whoyaparlardobir kötülükthe evilcahilliklein ignorancesonrathendönerler (tevbe ederler)they repenthemen ardındanfromhemen ardındansoon afterişteThen thosetevbesini kabul ederwill have forgivenessAllah(from) Allahonlarınupon themAllahand isAllahAllahbilendirAll-Knowinghüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 4:17 Ancak Allah'ın kabul etmesini vaad buyurduğu tevbe, o kimseler içindir ki, bilmeyerek günah işleyip hemen tevbe edenlerin tevbesidir. İşte Allah bunların tevbelerini kabul eder. Allah alîmdir hakîmdir. (Her şeyi bilendir, hikmet sahibidir).
(geçerli) değildirAnd nottevbesi(is) the acceptance of repentancekimselerinfor those whoyapan(ların)dokötülüklerthe evil deedsnihayetuntilzamanwhengelip çattığıapproacheskendilerineone of themölüm[the] deathderhe saysmuhakkak benIndeed Itevbe ettimrepentşimdinowve (değildir)and notkimselerinthose whoölenleredieolarakwhile theykafir(are) disbelieversişteThose hazırlamışızdırWe have preparedonlar içinfor thembir azaba punishmentacıpainful
🇹🇷 4:18 Yoksa günah işleyip de kendisine ölüm gelince: "İşte ben şimdi tevbe ettim." diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.
EyO youkimselerwhoinanan(lar)believe[d]helal değildirNothelâldir(is) lawfulsizefor youmiras yoluyla almanızthatmiras alırsınızyou inheritkadınlarıthe womenzorla(by) forceonları sıkıştırmayınAnd notonları sıkıştırmayınyou constraint themalıp götürmek içinso that you may takebir kısmınıa partşeylerin(of) whatonlara verdiğinizyou have given themdışındaexceptyapmalarıthatişlerlerthey commitedepsizlikimmoralityaçık biropenve onlarla geçininAnd live with themiyiin kindnesseğerBut ifonlardan hoşlanmazsanızyou dislike thembilinkithen perhapssizin hoşlanmadığınızthathoşlanmazsınızyou dislikebir şeyea thingkoymuş olabilirand has placedAllahAllahonain ithayırgoodçokmuch
🇹🇷 4:19 Ey iman edenler! Kadınlara zorla varis olmanız size helal değildir. Verdiğiniz mehrin bir kısmını kurtaracaksınız diye, onları sıkıştırmanız da helal değildir. Ancak açık bir hayasızlık yapmış olurlarsa başka. Onlarla iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki, siz bir şeyden hoşlanmasanız da Allah onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur.