O'durHeyaratan(is) the One Whoyarattıcreatedgöklerithe heavensve yeriand the earthaltıinaltısixgündeperiodssonrathenoturanHe roseüzerineoverArşthe ThronebilirHe knowsşeyiwhatgirenpenetratesyerein(to)yeryüzüthe earthve şeyiand whatçıkancomes forthondanfrom itve şeyiand whatinendescendsgöktenfromgökthe heavenve şeyiand whatçıkanascendsonathereinve Oand Hesizinle beraberdir(is) with youneredewhereverolsanızwhereversizyou areAllahAnd Allahşeyleriof whatyaptıklarınızyou dogörmektedir(is) All-seer
🇹🇷 57:4 O'dur ki gökleri ve yeri altı günde yarattı. Sonra arş üzerine istivâ etti (hükümran oldu). Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, ona çıkanı bilir. Nerede olsanız O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı görmektedir.
O'nundurFor Himmülkü(is the) dominiongöklerin(of) the heavensve yerinand the earthveand toAllah'aAllahdöndürülecektirwill be returnedbütün işlerthe matters
🇹🇷 57:5 Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Bütün işler O'na döndürülecektir.
sokarHe mergesgeceyithe nightiçineintogündüzünthe dayve sokarand He mergesgündüzüthe dayiçineintogeceninthe nightve Oand Hebilir(is) All-Knowerözünüof what is in the breastsgöğüslerinof what is in the breasts
🇹🇷 57:6 Geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü gecenin içine sokar. O, göğüslerin özünü bilir.
inanınBelieveAllah'ain Allahve Elçisineand His Messengerve infak edinand spendşeylerdenof whatsizi kıldığıHe has made youhakimtrusteesondathereinkimselereAnd thoseinanan(lara)who believesizdenamong youve infak edenlereand spendonlar için vardırfor themmükafat(is) a rewardbüyükgreat
🇹🇷 57:7 Allah'a ve Resulüne iman edin. Sizi hâkim kıldığı, sizin yönetiminize verdiği şeylerden harcayın. Sizden, inanan ve harcayanlar için büyük mükafat vardır.
ve ne?And whatoluyor size(is) for yougüvenmiyorsunuz(that) notiman edersinizyou believeAllah'ain Allahve elçiwhile the Messengersizi çağırdığı (halde)calls youinanmağathat you believeRabbinizein your Lordve muhakkakand indeedaldığı (halde)He has takensizin sağlam sözünüzüyour covenanteğerifisenizyou areinananlarbelievers
🇹🇷 57:8 Size ne oldu ki, Resul sizi Rabbinize inanmanız için davet ettiği halde Allah'a inanmıyorsunuz? Oysa O, sizden kesin söz almıştı. Eğer inanacaksanız.
O'durHeindiren(is) the One Whoindirirsends downüzerineuponkuluHis slaveayetlerVersesaçık açıkclearsizi çıkarmak içinthat He may bring you outkaranlıklardanfromkaranlıklarthe darkness[es]aydınlığaintonurthe lightve şüphesizAnd indeedAllahAllahsize karşıto youçok şefkatlidir(is the) Most Kindçok merhametlidir(the) Most Merciful
🇹🇷 57:9 Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için kuluna apaçık âyetler indiren O'dur. Şüphesiz Allah, size karşı çok şefkatli, çok merhametlidir.
ve ne?And whatoluyor size(is) for youinfak etmiyorsunuzthat notharcarsınızyou spendyolundainyol(the) wayAllah(of) Allahzaten Allah'ındırwhile for Allahmirası(is the) heritagegöklerin(of) the heavensve yerinand the earthbir olmazNoteşittirlerare equaliçinizdenamong youkimseler(those) whoinfak edenspentöncebeforeöncebeforefetihdenthe victoryve savaşanlarand foughtonlarınThosedaha büyüktür(are) greaterderecesi(in) degreekimselerdenthanonlar kithose whoinfak eden(ler)spentsonradanafterwardssonradanafterwardsve savaşanlar(dan)and foughtve hepsineBut to allva'detmiştirAllah has promisedAllahAllah has promiseden güzel (sonucu)the bestve AllahAnd Allahşeyleriof whatyaptıklarınızyou dohaber almaktadır(is) All-Aware
🇹🇷 57:10 Neden siz Allah yolunda harcamayasınız ki? Göklerin ve yerin mirası zaten Allah'ındır. Elbette içinizden, fetihten önce harcayan ve savaşan bir olmaz. Onların derecesi, sonradan infak eden ve savaşanlardan daha büyüktür. Bununla beraber Allah hepsinede en güzel sonucu vaad etmiştir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
kimdir?Who (is)olan kimsethe one whoo kimse kithe one whoborç verecekwill loanAllah'a(to) Allahbir borç ilea loangüzelgoodlyki o kat kat artırsınso He will multiply itonafor himve onun için (versin)and for himbir mükafat(is) a rewarddeğerlinoble
🇹🇷 57:11 Kimdir o, Allah'a güzel bir borç verecek olan ki, Allah da onun verdiğini kat kat artırsın ve onun için şerefli bir mükafat da versin.
Mahmoud Khalil Al-Husary