بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
eyO ProphetpeygamberO ProphetkorkFearAllah'tanAllahve aslaand (do) notita'at etmeobeykafirlerethe disbelieversve münafıklaraand the hypocritesşüphesizIndeedAllahAllahbilendirisher şeyi bilenAll-Knowerhüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 33:1 Ey peygamber! Allah'tan kork, kâfirlere ve münafıklara itaat etme. Muhakkak ki Allah her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
ve uyAnd followşeyewhatvahyedilenis inspiredsanato youRabbindenfromRabbinyour Lordmuhakkak kiIndeedAllahAllahşeyleriisneyinof whatyaptıklarınızyou dohaber almaktadır;All-Aware
🇹🇷 33:2 Rabbinden sana ne vahyediliyorsa onun ardınca git. Muhakkak ki Allah ne yaparsanız haberdardır.
ve dayanAnd put your trustAllah'ainAllahAllahyeterAnd Allah is sufficientAllahAnd Allah is sufficientvekil olarak(as) Disposer of affairs
🇹🇷 33:3 Allah'a güven, vekil olarak Allah yeter.
yaratmadıNotAllah yaptıAllah (has) madeAllahAllah (has) madebir adamafor any maniki kalb[of]iki kalptwo hearts(göğüs) boşluğundainiçihis interiorveAnd notyapmadıHe (has) madeeşleriniziyour wiveszıhar yaptığınızwhomharam sayarsınızyou declare unlawfulonlarla[of them]sizin anneleriniz(as) your mothersveAnd notkılmadıHe has madeevlatlıklarınızıyour adopted sonssizin öz oğullarınızyour sonsbunlarThatsizin sözlerinizdir(is) your sayingağızlarınıza gelenby your mouthsAllahbut Allahsöylersaysgerçeğithe truthve Oand Heiletirguidesdoğru yola(to) the Way
🇹🇷 33:4 Allah bir adam için içinde iki kalb yapmamıştır. Kendilerinden zıhar yaptığınız eşlerinizi analarınız kılmamıştır. Evlatlıklarınızı da oğullarınız kılmamıştır. O sizin ağzınızdaki lafınızdır. Allah ise hakkı söylüyor ve doğru yolu gösteriyor.
onları çağırınCall thembabalarına nisbetleby their fathersbuitdaha adaletlidir(is) more justyanındanearAllahAllaheğerBut ifbilmiyorsanıznotbilirsinizyou knowbabalarınıtheir fathers onlar sizin kardeşlerinizdirthen (they are) your brothersdindeindin[the] religionve dostlarınızdırand your friendsve yokturBut not issizeupon youbir günahany blameyaptığınızdain whatyanılarakyou made a mistakebu konudain itfakat vardırbutbile bile yaptığındawhatistediintendedkalblerinizinyour heartsveAnd AllahAllahAnd Allahçok bağışlayandır(is) Oft-Forgivingçok esirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 33:5 Onları (evlatlıkları) babaları adına çağırın. Allah yanında o daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalblerinizin kasdettiğinde vardır. Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.
peygamberThe Prophetdaha yakındır(is) closermü'minlereto the believerscanlarındanthankendi nefisleritheir own selvesve onun eşleriand his wivesonların anneleridir(are) their mothers(anne tarafından akrabalar)And possessors(anne tarafından akrabalar)(of) relationshipsbir kısmısome of themdaha yakındırlar(are) closerdiğerineto anotherkitabındainhüküm(the) DecreeAllah'ın(of) Allahötekithanmü'minlerdenthe believersve muhacirlerdenand the emigrantsancak hariçexceptyapmanızthatyaparsınızyou dodostlarınızatodostlarınızyour friendsbir iyilika kindnessbunlarThat isişte buThat isKitaptainKitapthe Bookyazılmıştırwritten
🇹🇷 33:6 Peygamber, müminlere kendi nefislerinden önce gelir. O'nun hanımları da onların analarıdır. Akraba da Allah'ın kitabında birbirlerine, diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir maruf (uygun bir vasiyet) yapmanız müstesnâdır. Bu, kitapta yazılıdır.
Mahmoud Khalil Al-Husary