☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
veAnd notolmadıwascevabı(the) answerkavminin(of) his peoplebaşka bir şeyexceptdemelerindenthatdedilerthey saidonu öldürünKill himyahutoronu yakınburn himfakat onu kurtardıBut Allah saved himAllahBut Allah saved himateştenfromateşthe fireşüphesizIndeedvardırinbundathatibretlersurely (are) Signsbir toplum içinfor a peopleinananwho believe
🇹🇷 29:24 Kavminin (İbrahim'e) cevabı ise, "Onu öldürün, yahut yakın!" demelerinden ibaret oldu. Ama Allah onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, iman eden bir kavim için ibretler vardır.
ve dedi kiAnd he saidşüphesizOnlysiz edindinizyou have takenbırakıpbesidesbaşkabesidesAllah'ıAllahbirtakım putlaridolssevmek için(out of) lovebirbiriniziamong youhayatındainhayatthe lifedünya(of) the worldsonraThengününde(on the) Daykıyamet(of) the Resurrectioninkar edersinizyou will denybir kısmınızone anotherdiğerinione anotherve la'netlersinizand cursebir kısmınızone anotherdiğerinione anotherve varacağınız yerand your abodeateştir(will be) the Fireve yokturand notsizin içinfor youhiçbiranyyardımcıhelpers
🇹🇷 29:25 (İbrahim onlara) dedi ki: "Siz, sırf aranızdaki dünya hayatına has muhabbet uğruna Allah'ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet günü (geldiğinde) ise, kiminiz kiminizi tanımayacak, kiminiz kiminizi lanetleyecektir. Varacağınız yer cehennemdir. Ve hiç yardımcınız da yoktur."
bunun üzerine inandıAnd believedona[in] himLûtLutve dedi kiand he saidelbette benIndeed I (am)hicret edeceğimemigratingRabbimetoRabbimmy Lordkuşkusuz OIndeed, HeO[He] (is)Azizdirthe All-MightyHakimdirthe All-Wise
🇹🇷 29:26 Bunun üzerine ona sadece Lut iman etti. (İbrahim) de dedi ki: "Ben Rabbime hicret edeceğim. Şüphe yok ki O çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir."
ve biz armağan ettikAnd We grantedonato himİshak'ıIsaacve Ya'kub'uand Yaqubve verdikand We placediçindekilereinonun neslihis offspringspeygamberlikthe Prophethoodve Kitapand the Bookve ona verdikAnd We gave himkarşılığınıhis rewarddünyadaindünyathe worldve şüphesiz oAnd indeed, heahiretteinahiretthe Hereafterelbette(is) surely, amongiyilerdendirthe righteous
🇹🇷 29:27 O'na İshak ve Yakub'u bağışladık. Peygamberliği ve kitapları, onun soyundan gelenlere verdik. Onu dünyada mükafatlandırdık. Şüphesiz o, ahirette de salihler (zümresin)dendir.
ve LutAnd Luthaniwhendedi kihe saidkavmineto his peopleşüphesiz sizIndeed, yougidiyorsunuzcommitbir fuhşathe immoralityyapmadığınotsizden öncehas preceded youonuwith ithiçanykimseninonealemlerdenfromâlemlerthe worlds
🇹🇷 29:28 Lut'u da gönderdik. O kavmine demişti ki: "Gerçekten siz, daha önce hiçbir milletin yapmadığı bir hayasızlığı yapıyorsunuz!"
siz ha?Indeed, yougidiyorsunuzapproacherkeklerethe menve kesiyorsunuzand you cut offyolthe roadve yapıyorsunuzand committoplantılarınızdaintoplantılarınızyour meetingsedepsizce şeylerevilfakatAnd notolmadıwascevabı(the) answerKavmi'nin(of) his peoplebaşkaexceptdemelerindenthatdedilerthey saidhaydi getirBring upon usazabını(the) punishmentAllah'ın(of) Allaheğerifisenyou aredoğrulardanofdoğru söyleyenlerthe truthful
🇹🇷 29:29 "(Bu ilâhî ikazdan sonra) siz, ille de erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı ise, şöyle demelerinden ibaret oldu: "Doğru söyleyenlerden isen Allah'ın azabını getir bize!"
(Lut) dediHe saidRabbimMy Lordbana yardım etHelp mekarşıagainstşu kavmethe peoplebozguncuthe corrupters
🇹🇷 29:30 (Lut:) "Ey Rabbim! Şu fesatçılar güruhuna karşı bana yardım eyle" dedi.