☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ne zaman kiThen whenbitirinceMusa fulfilledMusaMusa fulfilledsüreyithe termve yola çıkıncaand was travelingailesiylewith his familygördühe saw(sağ) yanındainyön(the) directionTur'un(of) Mount Turbir ateşa firededi kiHe saidailesineto his familysiz durunStay herebenindeed, Igördüm[I] perceivebir ateşa firebelkiPerhapssize getiririmI will bring youondanfrom therebir habersome informationyahutorbir kor (getiririm)a burning woodateştenfromateşthe fireböyleceso that you mayısınırsınızwarm yourselves
🇹🇷 28:29 Artık Musa süreyi doldurup ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafından bir ateş gördü. Ailesine: "Siz (burada) bekleyin; ben bir ateş gördüm, belki oradan size bir haber, yahut ısınmanız için o ateşten bir parça getiririm" dedi.
ne zaman kiBut whenoraya gelincehe came (to) itşöyle seslenildihe was calledkıyısındanfromyan(the) sidevadinin(of) the valley sağdakithe rightyerdekiinyer dümdüzthe place evenmübarekblessedağaçtanfromağaçthe treediyethatey MusaO Musamuhakkak benIndeedbenimI AmAllahAllahRabbi(the) Lordalemlerin(of) the worlds
🇹🇷 28:30 Oraya gelince, o mübarek yerdeki vâdinin sağ kıyısından, (oradaki) ağaç tarafından kendisine şöyle seslenildi: "Ey Musa! Bil ki ben, bütün âlemlerin Rabbi olan Allah'ım."
ve diyeAnd [that]atthrowasanıyour staffzamanBut whengördüğünhe saw it(asa'nın) titreştiğinimovinggibias if itküçük bir yılan(were) a snakekaçtıhe turneddönüp(in) flightveand (did) notarkasına bile bakmadıreturney MusaO MusadönDraw nearveand (do) notkorkmafearelbette senIndeed, yougüvende olanlardansın(are) ofgüvende olanthe secure
🇹🇷 28:31 Ve "Asânı at!" denildi. Musa (attığı) asâyı yılan gibi debrenir görünce, dönüp arkasına bakmadan kaçtı. "Ey Musa! Beri gel, korkma. Çünkü sen emniyette olanlardansın." (buyuruldu.)
sokInserteliniyour handkoynunainkoynunyour bosomçıksınit will come forthbembeyazwhiteolmaksızınwithoutolmaksızınwithoutbir kusurany harmve çekAnd drawkendineto yourselveskanadını (kollarını)your handkorkudan (açılan)againstkorkarlarfearişte bunlarSo theseiki delildir(are) two evidencesRabbindenfromRabbinyour LordFir'avn'atoFiravunFiraunve onun adamlarınaand his chiefsçünkü onlarIndeed, theyolmuşlardırarebir kavima peopleyoldan çıkandefiantly disobedient
🇹🇷 28:32 "Elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz çıkacaktır. Korkudan (açılan) kollarını kendine çek. İşte bu ikisi Firavun ve onun adamlarına karşı Rabbin tarafından iki kesin delildir. Çünkü onlar, yoldan çıkan bir kavim olmuşlardır." (diye seslenildi)
dediHe saidRabbimMy Lordbşüphesiz enIndeedöldürmüştümI killedonlardanof thembir kişia mankorkuyorumand I feardiyethatbeni öldüreceklerthey will kill me
🇹🇷 28:33 Musa dedi ki: "Rabbim! Ben onlardan birini öldürmüştüm, beni öldürmelerinden korkuyorum."
ve kardeşimiAnd my brotherHarunHarunohedaha fasihtir (güzel konuşur)(is) more eloquentbendenthan medil bakımından(in) speechonu gönderso send himbenimle beraberwith mebir yardımcı olarak(as) a helperbeni doğrulayanwho will confirm mezira benIndeedkorkuyorumI feardiyethatbeni yalanlayacaklathey will deny me
🇹🇷 28:34 "Kardeşim Harun'un dili benimkinden daha düzgündür. Onu da beni doğrulayan bir yardımcı olarak benimle birlikte gönder. Zira bana yalancılık ithamında bulunmalarından endişe ediyorum."
(Allah) dedi kiHe saidkuvvetlendireceğizWe will strengthensenin pazunuyour armkardeşinlethrough your brotherve vereceğizand We will makesizefor both of youbir yetkian authorityaslaso notonlar erişemeyceklerthey will reachsizeto both of youayetlerimiz sayesindeThrough Our Signsikinizyou twove kimselerand (those) whosize uyanfollow youüstün geleceksiniz(will) be the dominant
🇹🇷 28:35 Allah buyurdu: "Seni kardeşinle destekliyeceğiz ve size öyle bir kudret vereceğiz ki, âyetlerimiz sayesinde onlar size erişemeyecekler. Siz ve size tabi olanlar üstün geleceksiniz."