onlar kiThose whoettilerhave madeKur'an'ıthe Quranbölük bölük(in) parts
🇹🇷 15:91 Onlar, Kur'ân'ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak onu kısım kısım böldüler.
Rabbin hakkı içinSo by your Lordbiz mutlaka soracağızsurely We will question themhepsineall
🇹🇷 15:92 Rabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.
şeylerdenAbout whatidilerthey used (to)yaptıklarıdo
🇹🇷 15:93 Rabbin hakkı için biz, mutlaka onların hepsini yaptıklarından dolayı hesaba çekeceğiz.
açıkça söyleSo proclaimşeyiof whatemrolunduğunyou are orderedve aldırmaand turn awayortak koşanlarafrommüşriklerthe polytheists
🇹🇷 15:94 Şimdi sen emrolunduğunu açıkça tebliğ et. Müşriklerden yüz çevir.
şüphesiz bizIndeed, Wesana yeteriz[We] are sufficient for youalay edenler(e karşı)(against) the mockers
🇹🇷 15:95 Muhakkak ki alay edenlere karşı biz sana yeteriz.
kimselerThose whoedinen(ler)set upile beraberwithAllahAllahtanrıgodbaşkaanotheryakındaBut soonbileceklerdirthey will come to know
🇹🇷 15:96 Onlar Allah ile birlikte başkasını ilâh edinenlerdir. Onlar yakında bileceklerdir.
ve andolsunAnd verilybiliyoruz (ki)We knowseninthat [you]daralıyor(is) straitenedgöğsünyour breastşeylereby whatonların söylediklerinethey say
🇹🇷 15:97 Gerçekten biliriz ki, onların söylediklerine göğsün daralıyor.
(o halde) tesbih etSo glorifyhamd ilewith the praiseRabbini(of) your Lordve oland besecde edenlerdenofsecde edenlerthose who prostrate
🇹🇷 15:98 O halde Rabbini hamd ile tesbih et. Ve secde edenlerden ol.
ve kulluk etAnd worshipRabbineyour Lordkadaruntilsana gelinceyecomes to youyakînthe certainty
🇹🇷 15:99 Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
geldiWill comeemri(the) command of AllahAllah'ın(the) command of Allahartıkso (do) notonu acele istemeyin(be) impatient for it(Allah) uzaktırGlorified is Heve yücedirand Exalted (is) Heortak koştuklarındanabove whatortak koşarlarthey associate
🇹🇷 16:1 Allah'ın emri geldi, sakın onu acele edip istemeyiniz. Allah, müşriklerin koştukları ortaklardan münezzeh ve yücedir.
indirirHe sends downMeleklerithe Angelsruh ilewith the inspirationemrinden (olan)ofO'nun emriHis CommandüzerineuponkimselerwhomdilediğiHe willskullarındanofkullarıHis slavesdiyethatuyarsınWarnmuhakkakthat [He]yoktur(there is) notanrıgodbaşkaexceptbendenMebenden korkunso fear Me
🇹🇷 16:2 Kendi emrinden ruh (vahiy) ile melekleri, kullarından dilediği peygamberlere indirip şu gerçeği insanlara bildirin, buyuruyor: Benden başka hiçbir ilâh yoktur. Ancak benden korkun.
yarattıHe createdgöklerithe heavensve yeriand the earthhak ilein truthyücedirExalted is Heortak koştuklarındanabove whatortak koşarlarthey associate
🇹🇷 16:3 Allah gökleri ve yeri hikmeti ile yarattı. O, kâfirlerin ortak koştukları şeylerden çok yücedir.
yarattıHe createdinsanıthe human kindnutfedenfrombir damla su (nutfe)a minute quantity of semenbirdenthen beholdo (insan)hebir hasım (olup çıktı)(is) an opponentapaçıkclear
🇹🇷 16:4 O, insanı bir meniden (spermadan) yarattı. Bir de bakarsın ki o, Rabbine karşı apaçık bir düşmandır.
ve hayvanları daAnd the cattleyarattıHe created themsizin için vardırfor youonlardain themısınma(is) warmthve menfaatlerand benefitsve onlardanand from themyersinizyou eat
🇹🇷 16:5 Hayvanları da O yarattı. Onlarda sizi ısıtacak şeyler ve birçok faydalar vardır. Ve siz onlardan bir kısmını da yersiniz.
ve sizin için vardırAnd for youonlardain thembir güzellik(is) beautyzamanwhenakşamleyin getirdiğinizyou bring them inve zamanand whensabahleyin götürdüğünüzyou take them out
🇹🇷 16:6 O hayvanları, akşam vakti getirirken ve sabahleyin salarken, onlarda sizin için bir güzellik ve zevk vardır.
Mahmoud Khalil Al-Husary