☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
bulunsaydı ya!So why notbir kasabawashiçbir beldeany towniman edenthat believedkendine yarar sağlayanand benefited itimanıits faithdışındaexceptkavmininthe peopleYunus(of) Yunusne zaman kiWheniman ettilerthey believedkaldırdıkWe removedüzerlerindenfrom themazabını(the) punishmentrezillik(of) the disgracehayatındainhayatthe lifedünyaof the worldve onları yararlandırdıkand We granted them enjoymentbelli bir süreye kadarforbir sürea time
🇹🇷 10:98 Fakat o vakit iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş bir kasaba olsaydı? Ancak Yunus'un kavmi iman ettikleri vakit, dünya hayatında o rezillik azabını üzerlerinden kaldırmış ve bir süre onları rahata kavuşturmuştuk.
ve şayetAnd ifdileseydi(had) willedRabbinyour Lordiman ederdisurely, (would) have believedkimselerwhobulunan(are) inyeryüzündethe earthhepsiall of themtoplucatogethersen mi?Then, will youzorlayacaksıncompelinsanlarıthe mankindkadaruntiloluncayathey becomemü'minbelievers
🇹🇷 10:99 Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde kim varsa hepsi toptan iman ederlerdi. O halde insanları hep mümin olsunlar diye sen mi zorlayacaksın?
değildirAnd notmümkünishiç kimseninfor a souliman etmesitoiman ederlerbelievedışındaexceptizniby (the) permissionAllah'ın(of) AllahO gönderirAnd He will placeiğrenç azabıthe wrathüzerlerineonkimselerinthose whoakıl erdiremeyen(ler)(do) notakıl ederleruse reason
🇹🇷 10:100 Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kişinin iman etmesi mümkün değildir. Akıllarını kullanmayanlar üzerine Allah bir uğursuzluk yükler.
de kiSaybir bakınSeeneler olduğunawhatgöklerde(is) ingöklerthe heavensve yerdeand the earthbir şey kazandırmazBut notfayda verirwill availayetlerthe Signsve uyarılarand the warnersbir topluluğatobir kavima peopleiman etmeyen(who do) notiman ederlerbelieve
🇹🇷 10:101 De ki: "Göklerde ve yerde olup bitenlere dikkatle bakın!" Fakat o uyarmalar ve o âyetler, iman etmeyen bir kavme fayda vermez ki!
mı?Then dobekliyorlarthey waitbaşkasınıexceptbenzerindenlike(başlarına gelen) günlerinthe daysgeçmiş olanların(of) those whogelip geçtipassed awaykendilerinden öncebefore themonlardan öncebefore themde kiSaybekleyin bakalımThen waitşüphesiz ben deindeed, I (am)sizinle birliktewith youbekleyenlerdenimamongbekleyenlerthe ones who wait
🇹🇷 10:102 Onlar, kendilerinden önce gelmiş geçmiş olanların uğradıkları felaket günleri gibisinden başkasını mı bekliyorlar? De ki, "Bekleyin, ben de sizinle beraber bekleyenlerden olacağım."
SonraThenkurtarırızWe will savepeygamberlerimiziOur Messengersve kimseleriand those whoiman eden(leri)believeişte böyleThusbir haktır(it is) an obligationüzerimizeupon Uskurtarmak(that) We saveMü'minlerithe believers
🇹🇷 10:103 Sonra biz, peygamberlerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İşte biz böyleyiz. Müminleri kurtarmak üzerimize düşen bir görevdir.
de kiSayEyO mankindinsanlarO mankindeğerIfisenizyou areiçindeinbir kuşkudoubtbenim dinimdenofdinimmy religion(bilin ki)then notben tapmıyorumI worshipşeylerethose whomsizin taptıklarınızyou worshipbaşkabesides AllahAllah'tan başkabesides AllahAllah'tanbesides Allahancakbutkulluk ederimI worshipAllah'aAllahsizin canınızı alacak olanthe One Whosizi öldürürcauses you to dieve ben emrolundumAnd I am commandedolmaklathatolayımI bemü'minlerdenofmüminlerthe believers
🇹🇷 10:104 De ki: "Ey insanlar! Eğer benim dinimde bir şüpheniz varsa, şunu bilin ki, Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam. Lâkin sizin de canınızı alacak olan Allah'a taparım. Bana müminlerden olmam emredilmiştir".
veAnd thatçevirDirectyüzünüyour facedineto the religionhanif olanuprightveand (do) notolmabeortak koşanlardanofmüşriklerthe polytheists
🇹🇷 10:105 "Ayrıca yüzünü tevhid dininden ayırma ve sakın müşriklerden olma!" (diye emrolundum).
veAnd (do) nottapmainvokebırakıpbesides AllahAllah'tan başkabesides AllahAllah'ıbesides Allahşeylerewhatsana yararı dokunmayan(will) notsize fayda verirbenefit youne deand notsana zararı dokunmayanharm youeğerBut ifböyle yaparsanyou did soşüphesiz senindeed, youo zamanthen (will be)zalimlerden olursunofzalimlerthe wrongdoers
🇹🇷 10:106 "Ve Allah'dan başka, sana faydası da, zararı da dokunmayacak olan şeylere yalvarma! Eğer yalvarırsan, o zaman hiç şüphesiz sen zalimlerden olursun.