☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
eğerBut ifisterlersethey intendsana hile yapmaktoseni aldatırdeceive youşüphesizthen indeedsana yeteris sufficient for youAllahAllahOHeki(is) the One Whoseni destekledisupported youyardımıylewith His helpve mü'minleriand with the believers
🇹🇷 8:62 Eğer sana hile yapmak isterlerse, muhakkak ki sana Allah yeter. Seni yardımıyla ve müminlerle güçlendirecek olan O'dur.
ve uzlaştırdıAnd He (has) put affectionarasınıbetweenonların kalblerinintheir heartsşayetIfsen verseydinyou (had) spentbulunanwhateveriçindedir(is) inyeryüzündethe earthherşeyiallyine de uzlaştıramazdınnotsevgi verebilir miydin(could) you (have) put affectionarasınıbetweenonların kalblerinintheir heartsfakatbutAllahAllahuzlaştırdı(has) put affectiononların arasınıbetween themçünkü OIndeed, Hedaima üstündür(is) All-Mightyhüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 8:63 Müminlerin kalplerini birbirlerine O ısındırdı. Yoksa yeryüzünde ne varsa sen hepsini harcasaydın yine de onların kalblerini (böylesine) ısındıramazdın. Lâkin Allah, kalplerini kaynaştırdı. Muhakkak ki, O azizdir, hakimdir.
EyOpeygamberProphetsana yeterSufficient for youAllah(is) Allahve kimselereand whoeversana tabi olanlarafollows youmü'minlerdenofmüminlerthe believers
🇹🇷 8:64 Ey Peygamber! Sana Allah yetişir, arkandan gelen müminlerle beraber.
EyOpeygamberProphetteşvik etUrgemü'minlerithe believerssavaşatosavaş[the] fighteğerIfolursa(there) aresizdenamong youyirmi (kişi)twentysabredensteadfastyenerlerthey will overcomeiki yüz(kafir)itwo hundredve eğerAnd ifolursa(there) aresizdenamong youyüz (kişi)a hundredyenerlerthey will overcomebin (kişiyi)a thousandkimselerdenofonlar kithose whokafir(ler)disbelieveçünkü onlarbecause theybir topluluktur(are) a peopleanlamaz(who do) notanlarlarunderstand
🇹🇷 8:65 Ey Peygamber! Müminleri cihada teşvik eyle. Eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa ikiyüze galip gelirler ve eğer sizden yüz kişi olursa kâfirlerden bin kişiye galip gelirler. Çünkü onlar hakkı ve akıbeti düşünmeyen anlayışsız bir kavimdirler.
şimdiNowhafiflettihas (been) lightenedAllah(by) Allahsizdenfor youve bildiand He knowssizde bulunduğunuthatsizdein youzayıflık(there) is weaknessbundan böyleSo ifolsa(there) aresizdenamong youyüz (kişi)a hundredsabredensteadfastyenerlerthey will overcomeiki yüz(kafir)itwo hundredve eğerAnd ifolsa(there) aresizdenamong youbin (kişi)a thousandyenerlerthey will overcomeiki bin(kafir)itwo thousandizniylewith (the) permissionAllah'ın(of) AllahAllahAnd Allahberaberdir(is) withsabredenlerlethe steadfast
🇹🇷 8:66 Şimdi Allah sizden yükü hafifletti ve sizde bir zaaf olduğunu bildi. O halde sizden sabredecek yüz kişi olursa ikiyüz düşmana galip gelirler, sizden bin kişi olursa Allah'ın izniyle ikibin düşmana galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.
yakışmazNot…dırishiçbir peygamberefor a Prophetolmakthatolmalı(there) should besahibifor himesirlerprisoners of warkadaruntilağır basıncayahe has battled strenuouslyyeryüzündeinyerthe landsiz istiyorsunuzYou desiregeçici malını(the) commoditiesdünya(of) the worldAllah isebut Allahistiyordesiresahireti(for you) the HereafterAllahAnd Allahdaima üstün(is) All-Mightyhüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 8:67 Hiçbir peygamberin, yeryüzünde ağır basmadıkça (kesin zafere ulaşıp üstün gelmedikçe) esirleri olması layık değildir. Siz dünya malını istersiniz, oysa Allah ahireti kazanmanızı murad eder. Allah azizdir, hakimdir.
eğer olmasaydıHad notbir yazıan ordainmentAllahtanfromAllahAllahgeçmişprecededsize mutlaka dokunurdusurely (would) have touched youdolayıfor whataldığınız fidyedenyou took bir azaba punishmentbüyükgreat
🇹🇷 8:68 Eğer Allah'dan bir yazı (hüküm) bulunmasa idi aldığınız fidyeden dolayı size mutlaka büyük bir azab dokunurdu.
artık yeyinSo eataldığınız ganimettenfrom whatganimet aldığınızyou got as war booty helallawful(ve) temiz olarak(and) goodve korkunand fearAllah'tanAllahşüphesizIndeedAllahAllahbağışlayandır(is) Oft-ForgivingesirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 8:69 Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve hoş olarak yiyin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. Muhakkak ki, Allah bağışlayıcıdır ve merhamet edicidir.