sekizEightçiftpairs koyundanofkoyunthe sheepikitwove -denand ofkeçilerthe goatsikitwode kiSayiki erkeği mi?(Are) the two malesharam ettiHe has forbiddenyoksaoriki dişiyi (mi?)the two femalesyoksaor whatbulunan(yavru)ları mıcontainsrahimlerinde[in it]rahimler(the) wombsiki dişinin(of) the two femalesbana haber verinInform mebilgi ilewith knowledgeeğerifisenizyou aredoğrutruthful
🇹🇷 6:143 Sekiz çift: Koyundan iki, keçiden iki. De ki: "(Allah), iki erkeği mi haram kıldı yoksa iki dişiyi mi, ya da iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Eğer doğru iseniz bana ilimle haber verin."
veAnd ofdevedenthe camelsikitwove -danand ofineklerthe cowsikitwode kiSayiki erkeği mi?(Is it) the two malesharam ettiHe (has) forbiddenyoksaoriki dişiyi (mi?)the two femalesyoksaor whatbulunan(yavru)ları mıcontainsRahimlerinde[in it]rahimler(the) wombsiki dişinin(of) the two femalesyoksaOroldunuzwere youşahidler (mi?)witnesseszamanwhensize vasiyyet ettiğienjoined youAllah'ınAllahböylewith thiskim olabilir?Then whodaha zalim(is) more unjustuydurandanthan (one) whouydururinventskarşıagainstAllah'aAllahbir yalana liesaptırmak içinto misleadinsanlarıthe peopleolmaksızınwithoutbilgisiknowledgeşüphesizIndeedAllahAllahdoğru yola iletmez(does) nothidayet ederguidetopluluğuthe peoplezalimthe wrongdoing
🇹🇷 6:144 Ve deveden iki, sığırdan iki. De ki: (Allah), "İki erkeği mi haram kıldı, yoksa iki dişiyi mi, ya da iki dişinin rahimlerinde bulunan yavruları mı? Yoksa, Allah'ın size böyle vasiyet ettiğine şahitler mi oldunuz? (O'nun yanında mıydınız?). Böyle hiçbir bilgiye dayanmadan, insanları saptırmak için, Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Şüphesiz Allah, o zalimler topluluğunu doğru yola iletmez"
de kiSaybulamıyorumNotbulur muyum(do) I findşeydeinnewhatvahyolunanhas been revealedbanato mebir haramlık(anything) forbiddenüzerinetoyemekan eateryiyen kimsewho eats itancak hariçtirexceptolmasıthatolsunit beleşdeadyahutorkanbloodakıtılmışpoured forthyahutoreti(the) fleshdomuz(of) swine pistir-ki şüphesizfor indeed, itpistir(is) filth ya daorbir fısk(it be) disobedienceboğazlanmış[is] dedicatedbaşkası adınato other thanAllah'tanAllahonun[on it]ama kimBut whoeverçaresiz kalırsa (yiyebilir)(is) compelledsaldırmaksızınnotisteyerekdesiringveand notsınırı aşmaksızıntransgressingçünküthen indeedRabbinyour Lordbağışlayandır(is) Oft-ForgivingesirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 6:145 De ki: "Bana vahyolunanda, (bu haram dediklerinizi) yiyen kimse için haram edilmiş bir şey bulamıyorum. Ancak leş, veya akıtılmış kan, yahut domuz etiki bu gerçekten pistir yahut Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvan olursa, bunlar haramdır. Ama kim çaresiz kalırsa, (başkasının hakkına) tecavüz etmemek ve zaruret sınırını aşmamak üzere (bunlardan yiyebilir)" Çünkü Rabbin çok bağışlayandır, merhamet edendir.
veAnd toşunlara kithose whoyahudilereare Jewsharam ettikWe forbadebütüneveryolanları(animal) withtırnaklı(ları)clawssığırınand ofineklerthe cowsve koyununand the sheepharam kıldıkWe forbadeonlarato themyağlarınıtheir fathariçexcepttaşıdıklarıwhattaşıdıcarriedsırtlarınıntheir backsyahutorbağırsaklarınınthe entrailsya daorkarışanlarwhatbitişiktir(is) joinedkemiğewith the boneböyleceThatonları cezalandırdık(is) their recompenseaşırılıkları yüzündenfor their rebellionbiz elbetteAnd indeed, Wedoğru söyleyenleriz[surely] are truthful
🇹🇷 6:146 Yahudilere bütün tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sırtlarında, yahut bağırsaklarında bulunan, ya da kemiğe karışan yağlar dışında, sığır ve koyunun da, yağlarını onlara haram ettik. Saldırganlıkları yüzünden onları böyle cezalandırdık. Biz elbette doğru söyleyenleriz.
Mahmoud Khalil Al-Husary