haniAnd whendemişti kisaidİbrahimIbrahimbabasıto his fatherAzer'eAzarmi ediniyorsun?Do you takeputlarıidolstanrılar(as) godsdoğrusu benIndeed, Iseni görüyorum[I] see youve kavminiand your peopleiçindeinbir sapıklıkerroraçıkmanifest
🇹🇷 6:74 İbrahim, babası Âzer'e demişti ki: "sen putları tanrı mı ediniyorsun? Doğrusu ben seni ve kavmini açık bir sapıklık içinde görüyorum".
ve böyleceAnd thusbiz gösteriyordukWe show(ed)İbrahim'eIbrahimmelekutunuthe kingdomgöklerin(of) the heavensve yerinand the eartholsun diyeso that he would beinananlardanamongkesin inananlarthe ones who are certain
🇹🇷 6:75 Böylece biz İbrahim'e göklerin ve yerin melekûtunu (muhteşem varlıklarını) gösteriyorduk ki, kesin inananlardan olsun.
ne zaman kiSo whenbasıncacoveredüzerineover himgecethe night(İbrahim) gördühe sawbir yıldıza stardediHe saidbudurThisRabbim(is) my Lordne zaman kiBut when(yıldız) batıncait setdedihe saidsevmemNotsever miyim(do) I likebatanlarıthe ones that set
🇹🇷 6:76 Üzerine gece bastırınca, bir yıldız gördü: "Rabb'im budur" dedi. Yıldız batınca da: " Ben batanları sevmem" dedi.
ne zaman kiWhengördüğündehe sawAy'ıthe moondoğarkenrisingdedihe saidbudurThisRabbim(is) my Lordne zaman kiBut when(o da) batıncait setdedihe saideğerIfbana doğru yolu göstermeseydi(does) notbana yol gösterguide meRabbimmy Lordelbette olurdumI will surely betopluluktanamonginsanlarthe peoplesapıtanwho went astray
🇹🇷 6:77 Ay'ı doğarken gördü: "Rabb'im budur" dedi. O da batınca: "Yemin ederim ki, Rabbim bana doğru yolu göstermeseydi, elbette sapıklığa düşen topluluktan olurdum" dedi.
ne zaman kiWhengörüncehe sawgüneşithe sundoğarkenrisingdedihe saidbudurThis (is)Rabbimmy Lordbuthis (is)daha büyükgreaterne zaman kiBut when(O da) batıncait setdedi kihe saidEy kavmimO my peopleelbette benIndeed, I amuzağımfreeşeylerdenof whatsizin ortak koştuğunuzyou associate (with Allah)
🇹🇷 6:78 Güneş'i doğarken görünce: "Rabb'im budur, bu hepsinden büyük" dedi. O da batınca dedi ki: "Ey kavmim! Ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım".
şüphesiz benIndeed, Içevirdim[I] have turnedyüzümümy faceyoktan var edeneto the One Whoyarattıcreatedgöklerithe heavensve yeriand the earthtamamen(as) a true monotheistve artık değilimand notbenI (am)ortak koşanlardanofmüşriklerthe polytheists
🇹🇷 6:79 "Ben yüzümü tamamen, gökleri ve yeri yoktan var edene çevirdim ve artık ben asla Allah'a ortak koşanlardan değilim".
ve onunla tartışmaya giriştiAnd argued with himkavmihis peoplededi kiHe saidbenimle tartışıyor musunuz?Do you argue with mehakkındaconcerningAllahAllahmuhakkakwhile certainlybeni doğru yola iletmiş ikenHe has guided meben korkmamAnd notkorkar mıyım(do) I fearşeylerdenwhatsizin ortak koştuğunuzyou associateO'nawith Himancakunlessdilediği olur[that]dilerwillsRabbiminmy LordşeyleranythingkuşatmıştırEncompassesRabbimmy Lordheeveryşeyithingbilgice(in) knowledgehala öğüt almıyor musunuz?Then will notöğüt alırsınızyou take heed
🇹🇷 6:80 Kavmi onunla tartışmaya başladı. O da onlara dedi ki: "Beni doğru yola eriştirdiği halde Allah hakkında benimle mücadele mi ediyorsunuz? O'na ortak koştuklarınızdan hiç korkmuyorum, ancak Rabbimin dilediği şey hariç. Rabbim ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Hiç düşünmez misiniz?"
ve nasılAnd howben korkarımcould I fearşeylerdenwhatsizin ortak koştuğunuzyou associate (with Allah)korkmuyorsunuz dawhile notkorkarsınızyou fearsizthat youortak koşmaktanhave associatedAllah'ınwith Allahşeyleriwhatindirmediğinotindirdi midid He send downhakkındafor itsizeto youhiçbir delilany authorityşimdi hangisiSo whichiki topluluktan(of) the two partiesdaha layıktırhas more rightgüvende olmağato securityeğerifisenizyoubiliyorknow
🇹🇷 6:81 "Hakkında hiçbir delil indirmediği halde, siz Allah'a ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da, ben sizin ortak koştuklarınızdan nasıl korkarım?" Eğer bilirseniz söyleyin, bu iki topluluktan hangisi güven içinde olmaya daha layıktır?
Mahmoud Khalil Al-Husary